Başlık : Sürgün ve KEFKEN
İçerik : Hağazşez voere,
Gumxare yağhamırben;
Ğaçkere haçıxçe!
Yemvaş ğavuskoe hanomıryen;
Hajlağu ha-enızlağagi zımğoe,
Yızeçızlağagi Ğa-ğücğüs:
Ğaybgare tınçre yağrıtkoe!

Yüce yaratan,
Sen bizlere kötülükleri gösterme;
Azgınlıklardan sakın!
Olumsuzluklarla karşılaştırma;
Halkımız neredeysek te hepimize ve
Tüm insanlara ayrımsız:
Sağlıklı rahat bir yaşantı ver!

Bilindiği gibi:
Yüce TanrıR17;nın halkımıza bahşettiği seçkin bahçede, tarih boyunca atalarımız hiç rahat yüzü görmedi. Onlarda mı bir hata vardı yoksa başkalarında mı? Oda yeteri kadar bilinemedi. Bizim geleneğimiz de R20;hediye edilenin, edenin hatırına sakınılması ilkesiR21; vardır. Atalarımız buna sadık kalmak istediklerini, herhalde R20;ayıp olmasınR21; diye çevrelerine yeterince ve gereği gibi anlatamadılar ya da anlamak istenmedi!

Dolaysıyla:
Bu ecdat topraklarına çok göz dikenler oldu; eskiden hayli güçlü gruplar gelip gittiler. Fakat 864 te gelenlerden çekilen, başka hiç kimseden ve hiçbir halktan çekilmedi. Bunlar her gün bir bahaneyle atalarımıza rahat vermezken R20;BİN YILR21; sonra da, ne yaptı-yaptı insanlarımızı yerlerinden, yurtlarından ettiler.

Bizim dedelerimiz sadece Kafkasya değil AnadoluR17;ya, Küçük AsyaR17;nın boydan boya Karadeniz sahillerine, istemeyerekte olsa yığınla can döktüler. Şimdi R20;KEFKENR21; adıyla bilinen yöre: R20;Nesli münkariz olmamak, tamamen kaybolmamak için dedelerimizin hangi çileleri göze aldıklarının, bilinen ufak bir göstergesidir.

Ne hazindir değil mi, bu sahillere gelen garip Kafkasyalılar kim? Kendilerine barınak edindikleri Babalı sahili mağara taşlarına, gelecek endişelerini kazıyanlar ve Karaağaç köyü mezarlığında yatanlar kimlerdir? Bunlar arkalarında, kendilerini defneden birilerini de mi bırakmadılar? Şimdi onlar nerede, aralarında benim büyük dedem, gençlerin dedelerinin dedesi de var mıydı? Bir R20;ABJUVAR21; Yaşlısı şöyle diyordu: R20;Bizim başımıza gelenleri sakın kimseye anlatmayın, onlar inanılacak gibi değil, sonra adınız yalancıya çıkar inanırlığınızı kaybedersinizR21;

Sürgünü yaşayanlardan biri de şöyle diyordu: R20;Biz, gençlik saikasıyla taşkınlık yapmayan, önderlikte yarışmayan, Allaha eş koşmayan bir anlayışın sahipleriyiz. Hangi yöne dönsek bir kandırmaca, aldatmaca! Çaresizlik midir bizim son sığınağımız? Sizin cenaze kaldırma tarzınızı kimin usulüne göre uygulayacağızR21;

Evet! Bizim ecdadımız hiçbir zaman saldırgan olmadı. Hayvanlara bile kullanmak için terbiye edilmiş yumuşak deriden özel kamçı yaptılar. Öküzlere dürtmek için meses, üvendire kullanmadılar. Dürtmeyi o kadar yadsımalarına rağmen R20;AZGIN KİMSELERİR21; caydırıcı olur mu diye göğüslerine fişekleri (hazır) sıraladı, bellerine ucu sipsivri bir kama takarak, bedenlerinden ayrılmaz aksesuar haline getirme zorunda bırakıldılar.

Şimdi değiştiğini sandığımız, medeni dünya ya baktığımızda: Göğe tırmanmanın, ürkütücü boyutlara ulaşan kitle imha silahlarının, robotik teknolojinin gelişmesi dışında, insani değerler açısından değişen fazla bir şey yok! Hala bizim varlığımıza tahammül edemeyenler var. Abhazya, Osetya, Çeçenya bunun birer örneği. Vatandaşı olduğumuz TürkiyeR17;nin tutumuna gelince: En basit anlatımıyla her gün, TRT ekranlarından izlediğimiz bütün dünya ülkelerinin hava durumuyla ilgili bilgi verilirken: Bakü, Tiflis ve Azak Denizi arasında kalan K.Kafkasya bölgesi, her nedense unutulur! Günümüzde ARSIZLIK yapamıyorsanız haktan-hukuktan da bir şey anlayamaz-sınız! Bizim mayamızda R20;BAĞIRMAKR21; olmadığı için şimdide fazla şanslı olduğumuz söylenemez.

Her neyse, sonuç olarak: R20;Yüze beraber yapılan övgü, arkadan yapılan yergi gibidirR21; eski anlayışımıza dayanarak, konuları daha fazla ileri taşımadan, sözü de daha çok uzatmadan söylemek istediğim şu: Kefken yöresini R20;Soy kırımdan arta kalanların torunlarına R20;ANI BELDESİR21; haline getiren ve ayni gerekçeyle her yıl orada toplanma geleneğini sürdürmeye çabalayan Kocaeli Kafkas Kültür Derneğine, ona destek veren diğer dernek mensuplarına ve emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.

Buna bağlı olarak:
Onurlarını ayakaltına vermemek için, cennet yurtlarını terk etme zorunda bırakılan ve bu uğurda can veren bütün geçmişlerimizi Saygıyla, rahmetle anıyorum. O kabristanda yatanlara ve orayı tahrip etmeden bu günlere getiren yöre halkının da bütün geçmişlerine Cenabıhaktan rahmet diliyorum.

Son söz olarak:
R20;Allah bizi dağıtanları da dağıtsınR21; demi yelim! R20;Allah onları, yaptıkları zülüm ve kötülüklerin pişmanlığı içinde ıslah etsinR21; diyelim!

(DİLEK)
Sürgün konusuna girerken Abazaca kısa bir R20;OLUMLAMAR21; ile başladık. Bitirirken de ADIGECE bir R20;OLURLAMAR21; ile bitirmenin doğru olacağını düşünüyorum. O bakımdan:

Bınre nıbereke zexemıde zırışımıar Ğadıye pıselhajs. Ğabı nexay: Pıse zezıha leovjığav xoam zepsovmi yaduney ğaçanığar zıs. Deri ğabı daxöpsevahri: Tham kıyğaça cıhu, jılağu xoam zepsovmi zeşım-eyü zedepsevunu zıugrıonığa karit. Deri ğabı tınşure, ça-ah di-u dahepsevahınır nasıp tıhuyçhe.

Yavrusu ve midesiyle benzeşmeyen kimsenin olmadığı, eski bir Çerkes Ata Sözüdür. Onun gibi: Can taşıyan bütün yaratıkların dünya hayatı da benzerdir. Bizlerde onların arasında yaşadığımıza göre: Cenabıhak yarattığı bütün insanlara ve toplumlara sürtüşmeden barış içinde, huzurla yaşayacakları bir anlayış versin; bizlerede, onların arasında rahat ve saygın yaşamayı nasip etsin!R30; Herkese sağlık ve esenlikler diliyorum.

Saim Tuç, BicR17;ra 21.05.2010
Yazar : Saim TUÇ
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.