Başlık : DİL ve TİYATRO
İçerik : Hayatı algılayıştan kaynaklanan, kalıplaşmış ses biçimleriyle düşünmeye başlıyoruz. Düşündüğümüzü uygularken neyi düşündüğümüzü yeniden hatırlamaya çalışıyor ve düşünmeye devam ediyoruz . Bazen ortamdan etkileniyor düşündüklerimizde değişikliğe uğradığımız da oluyor ve sonuç hareketlerde düğümleniyor! Beğeni, iyi veya kötü ayrımı, geçmişten gelen değer birikimleriyle alakalıdır. Değer birikimleri, önceden konmuş yarar sağlayan uyulması zorunlu kurallar bütünüdür; dindir, dildir, adet ve geleneklerdir. Diğer toplumlarda da olduğu gibi, bizde de derin mazimizden gelen bu nevi değerlerimiz, ses ve söz birikimlerimizle birlikte ona anlam ve değer kazandıran yığınla davranış biçimlerimiz vardı…

Bu ses ve söz özelliğimiz (dilimiz) konusunda uzmanlaşmak suretiyle toplumumuza hizmet vermeyi hedefleyen Değerli Kursiyer “Öğretmenlerimiz” yoğun çalışmalarından artakalan kısa bir surede yeterince hazırlanamadıkları ve bu nedenle meydana gelecek hataların görmezlikten gelinmesi dileğiyle sahneledikleri: İddiasız ve fakat müthiş bir tiyatro gösterisi izledik. Bir ara kendimi izleyici değil de “Hacaş” sohbeti içinde olduğum hissine kapıldım…“Gumlağoe”de (Kalbin iz düşümü-Gönül yolu) mendil çıkaranlarımız az değildi… En az 135 Yıl önce yaşamış bir ihtiyar gibi: Üzerinde yaşadığı toprakların ne olacağı, ülkesi ve halkının geleceğiyle ilgili tasaları ile aile içi sorunlarına kafa yorup çözüm ararken, sıkıntılarını elinde tuttuğu asasının ucundaki hareketlere yansıtan; arada bir yüreğindeki yığılmalara dayanamayıp, uyarılarına aldırmayan eşine karşı hiddetle ayağa fırlayan; fakat büyüklük duyarlılığı içinde kızgınlığı yenmeye ve iki zıt kavram (Şefkatle Hiddet) bağdaştırmaya çabalayan O Çerkes Yaşlısının sergilediği tavır neydi öyle?! Analık da güzel rol yaptı, üvey kızı da çok iyiydi, topal taliplisi de yabana atılacak türden değildi.. Şayet “olmaz sa” yönlü kızın kaşenine sözü: “Ahret evi"nin müşterekleri olacağı ve orada buluşmaları etkileyiciydi.. Tha’ya yöneliş ürperticiydi! Enine büyüyen ve “Tahtına sığmayan Sultan” taklitcisi de fena sayılmazdı. Hangisi başarısızdı ki, çocuklar da dahil hepsi profosyönel-lere taş çıkartırcasına mükemmeldi. Sağ olsunlar!.. Bizlere unutamayacağımız Çerkeslere has istisnai bir gece yaşattılar. Uygun bir sahne, yeteri kadar ön hazırlık olmamasına ve amatörce sunulan bu oyunların mükemmelliği’nin: “Dil ile davranış biçimlerinin örtüşmesi ile bütünleşmesinden kaynaklandığını sanıyorum.” Burada dikkate alınması gereken diğer bir hususta “Dil tekniğini öğretenlerle, uygulayıcısı olan kursiyerlerin övgüye değer yetenekleri ile konuya gösterdikleri hassasiyettir.”

Abkaz Grubunun da müzik dinletisi de fena değildi… Dinleyenlerin çoğunun, hatta dile vakıf olanların bile yeterince anlamadıkları halde beğeni topladığı, aldığı yoğun alkıştan belliydi..Zira müzikte, sözden ziyade ritim önemli ve daha etkili olmaktadır. Bu açıdan bakılınca “Ud ve Gitar eşliğinde, ses ve makam uyumu içinde gurubun sunduğu ezgilere diyecek yoktu. Bütün kursiyerlere, hocalarına ve onlara zemin hazırlanmasında emeği geçen herkese, dernek mensuplarına gönül dolusu selamlar.

BIC’RA Saim Tuc
09 Ağustos 006 Ank.
Yazar : BIC'RA Saim TUÇ
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.