Başlık : KAF-FED 2. Olağan Kongresi
İçerik : KAF-FED 2. Olağan Kongresi
Dilek ve Temenniler Bölümünde yapılan
Saim TUC’ a ait konuşma metni:

Değerli Kardeşlerim
Hepinizi Saygıyla Selamlarım.

Bilindiği gibi şahsım biraz adet ve gelenek eğilimliyim. Biraz da sanayici , biraz da tacir yanım var. Bu bileşke den kaynaklanan Piyasa tecrübemle edindiğim: İnsanlarımızın özdeki yapısıyla çelişen, içinde yaşadığımız şartlarla ilgili ufak bir tespitimi, kısaltılmış şu sözlerle ve sizlerle paylaşmak istiyorum…

Senin özünde beyazlık var.
Yaradılışın temiz!
Safiyetin, soyundan gelen özelliğin;
Ellere, yüzlere sürülen türdensin!
Beraber oldukların,
Kendilerine benzetmekle yetinmeyecekler;
Bir peşkir gibi kirletecekler seni!...

Varlık, yokluğa karşı durma gücüdür.
Yokluğa yoklukla karşı koyansın sen!
Yerilmek kadar övgüden de haz etmeyen,
Garip bir tutum içindesin.
Hakkın verilmediği alındığı doğru:
Sen talep etmeyi yadsıyan, AR edensin;
Bu halinle an-be-an tüketecekler seni.

Kafkas insanına verilen öncelikli görev: Bela aramamak, geldiğinde kaçmamak ve karşısındaki insanın işini kolaylaştırmak tır!.

“Aptal millet yoktur anlamında” bir ata sözümüz vardır… Toplumların aptallığı akıllı ve yetenekli insanlarını öne çıkaramamaktan kaynaklanır. Öne çıkardığımız insanlarımıza destek vermeliyiz!

Bazı insanlar, değerlendirilebildiği takdirde mensubu olduğu toplumunun şansıdır. Daha önceki bir toplantıda da söylediğim gibi Muhittin Ünal bunlardan birisidir. Toplumumuza şimdiye kadarki katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Tek taşın duvar olmaması gibi kişiyi büyüten ve onu başarılı kılanda çevresidir. Birbirini tamamlayan ve destek veren insanlar sağ olsunlar, varolsunlar!

Geçmişte tek sorulu ve evrensel boyutta bir anket düzenlendiği söylenir. Soru şu:“Hayatta ilim ve fen ilerlerse ne olur?. ”Verilen cevapların arasında en çok itibar gören cevap şöyledir: “Hayatta ilim ve fen ilerlerse, Ahlak tabi-ilikten çıkar daha ziyade bozularak fesada uğrar.”

Gelişen bilim ve teknoloji karşısında, tamamen maddi faydaya dönük olarak uygulanan yöntemler, insanları yalnızlığa itmekte ve toplumlarda bunalımlara neden olmaktadır…

Atalarımızın derin mazisinden gelen,( bilinmezliğinden daha fazla) evrenselliği ve insani boyutu olan çoğu değerlerimiz yok olmaktadır. Bu hususa dikkatlerinizi çekerken birde istirhamım olacak…

Bu hususu Sayın Genel Başkan Muhittin Ünal ve Ankara Derneği Yönetimin den de rica etmiştim. Fakat, çabuklaşması bakımından sizlere de duyurmakta yarar olacağını düşündüm.

Bir ata sözümüz vardır: ”SAYGINLIĞINI YİTİRMİŞ YAŞLININ EVİ MEZARDIR” anlamına gelen. Bilindiği gibi toplumumuzda yaşlı önemsenmektedir. Hele büyüklük vasfına da haizse daha da önemsenir… Saygıda kusur edilmez, aranır sorulur, danışılır bilgi ve tecrübesinden yararlanılır.

Belli yaşın üzerindeki insanlarımızı, Manevi katkılarının dışında başka hiçbir karşılık beklemeksizin…Adına “Fahri Üye’mi, Onur Üyesi’mi” dersiniz, ( Thamade, Onur Kurulu gibi herhangi bir Guruplaştırmaya da gidilmeden) Dernekler kanununa ters düşmeyecek şekilde, derneklerimize üye kaydetmeliyiz!... BİR KÖŞEYE İTİLMİŞ, ARTIK İŞLERİNİN BİTTİĞİ PSİKOZU İÇİNDE KENDİLERİNE OLAN GÜVENİ YİTİRMELERİNE İZİN VERMEMELİYİZ !
Yeni Yönetim Kuruluna başarılar diliyorum ve hepinize tekrar Saygılar sunuyorum.

BIC’RA Saim Tuc
28 Kasım 05

Not:
Babalarına bakabilecek maddi güce sahip, yetişkin çocuklarının olmasına rağmen Darülaceze de (Düşkünler evinde) yatan yaşlılarımızın olduğu duyumlarımızdandır! Birde, tecrübeleriyle topluma yararlı olacak belli yaş ve kariyere sahip bazı kimselerin köşelerine çekilme arzuları, yukarıdaki talebimizin nedenidir.


S.TUÇ
Yazar : BIC'RA Saim TUÇ
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.