Başlık : DÜZGÜN TOPLUM
İçerik : Devlet halkının güvenliği, rahatı, huzur ve mutluluğu için vardır. Varlığı ve devamlılığı, mensuplarının katılımı ile sağlanır. Nimet ve külfet paylaşımı kurallara bağlıdır.

Adil olmayan kanunlar, uygulamadaki yanlışlıklar, yönetenlerin taraf tutmaları ve yaptıkları hatalar, halkı karamsarlığa götürür. Karamsarlık yatırımları engeller, insanları masraflarını kısmaya zorlar. Masraflar kısılınca üretim ve tüketim azalır. İşsizlik artar ve sonuçta çalışmaya can attığı halde iş bulamayanlar ya hırsızlığa, ya soyguna başlar, yada daha kötü yollara sapar.

Bu yöndeki caydırıcı kanunların “talebesini öğreteceği yerde döven” kötü hocaya benzetilmesi ve “öldürmenin hırsızı cezalandırmak için ağır, hırsızlığı önlemek içinse hafif bir ceza olduğu” tespit’i doğrudur. Zira, her çalanın ölümü hak etmemesi gibi, çaresizlik halinde de çalana ne ceza verilirse verilsin yine çalacaktır… Dolayısıyla insanları çaresiz bırakmayacak, halkın bütün kesimlerine insanca, haysiyetleriyle yaşayabilecekleri uygun bir ortam sağlanmalıdır.

Bazıları çalmak yerine soymayı ve bulanık suda balık avlamayı daha akıllıca bulurlar… Ellerindeki malı pahalıyla satmak isterken, ucuza almak ısrarıyla üreticiyi tüketerek ülkenin sıkıntıya düşmesine neden olurlar. Yükselme tutkusunun, mevki hırsının, kendini beğenmişliğin, para ve mal kaygısının olduğu ülkelerde huzurlu yaşama imkanı bulunamaz.

Yeni buluşların, gelişen yeni imkanların iyi realize edilememesi halinde, insanları sıkıntıdan kurtaracağı yerde daha büyük zorluklara sürükler. Düşüncede, fikirde, her türlü hareket ve girişimde ölçüsüzlük bunalım ve rahatsızlıklara neden olur. Kolay bulunamayan şey doğrulukla ve akıllıca düzenlenmiş bir toplumdur.

Bu bilinçle, bir ülkede yaşayan insanın, o ülkenin topraklarında adına tescilli ne kadar toprağı varsa, o ülkede yaşamaktan ne kadar haz ve mutluluk duyuyorsa, o ülkenin o kadar vatanı olabileceği hususu dikkate alınarak öyle bir düzenlemeye gidilmelidir ki: Haksız tasarrufta bulunanlar, gasp ettikleri hakları geri ,iade etme zorunluluğu duysunlar! Cimri zenginlerin bencilliği engellensin, sömürme ve tekel kurma iradeleri engellensin! Üretim arttırılsın, iş sahaları geliştirilsin ki işsizler iş bulsun. Halkın güvenliği sağlansın, insanlara insanca yaşama, çalışma, kazanma ve harcama imkanı verilsin ki: İnsanlar karamsarlığa, ülke karanlığa sürüklenmesin!

Bu ülke hepimizinse: Ülkemiz ve halkımız için bu güne kadar ne yaptığımızı hepimiz, elimizi vicdanımıza koyarak kendi kendimizi sorgulamalıyız! .. Kazanmakla harcamanın hududu olmadığını, her türlü gücün, yetkinin ve servetin geçici olduğunu bildiğimize göre, işi demokrasi adına doyumsuzluğa götürüp; bir yerlere gelebilmek ve mutlaka kazanmak uğruna ülke değerlerini, ülke geleceğini ve halkın huzurunu riske etmemeliyiz.

Temiz toplum, temiz insanlarla mümkündür… Kızılderili Şefi “Seattle”nin dediği gibi:
“Yere tüküren kendine tükürür.” Her şeye ve herkese sağduyunun, saygının hakim olması dileğiyle.

Saim TUÇ Şubat 2002 Ank.
Not: 12/03/1994 de seçim nedeniyle yazılan yazıdan özetlenmiş alıntıdır.

Yazar : BIC 'RA Saim TUÇ
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.