Başlık : Abhazya Cumhur Başkanı Sayın Sergey Bagapş ın Türkiye ziyare
İçerik : Değerli Kardeşlerim:

Saçlarımın beyazlığı nedeniyle biraz eskiye dönük konuşmak istiyorum. Aşırılıklarım olursa özellikle gençler kusura bakmasınlar!...

Başta, Hitit öncesi ve Hitit halitasını oluşturan, Eski Anadolu halklarının adlarından bahsetmek istiyorum. Ege?den başlarsak: Aşuwa Mira, Haxıyewa, Lukkoa, Ğarzawa, Kizzivatna, Maraşantiya, Kaşka, Hayaşa Azzi Apsuva, Ğaşkaruva ve Aşuwa dilini bilenler bu isimleri anlamlandırabilirler!...

Bunları, bu topraklarda sığıntı olmadığımızı belirtmek ve eski topraklarımıza geri döndüğümüzü: Bize, Osmanlıya minnet duymamız imasında bulunanlara karşı söylüyorum. Osmanlı da bizi, hem kendi hegemonyasını sürdürmek, hem değer verdiği mıntıkaları korumak ve hem de baş edemediği tebaasına karşı fedai olarak kullanmıştır. Cumhuriyet dönemindeki durumumuz herkesçe malum... Kafkasya da nesli münkariz olmamak için geldiğimiz Anadolu da, bu ülkenin bekası için cepheden cepheye koşarak neredeyse tükenecektik!... Yaklaşık 150 yıldır kanımızı ve terimizi akıttığımız bu topraklarda, bu güne kadar hiçbir ciddi talebimiz olmamıştır! Sadece 15 yıl önce, bu ülke yönetimi ve insanlarından tek bir beklentimiz olmuştu! Oda taraf tutarak değil, tarafsız aracı olarak Abhazya da kan dökülmesine mani olunmasıydı...

Abhazya olayları sırasında S. Demirel Başbakandı, bilgilendirmek üzere hazırlanan dosyayla birlikte, Abhaz dayanışma komitesi ziyaretine gittiklerinde, Abhazlar için methiyeler sıralıyor. S.Atay Ceyişakar, basının olmadığını hatırlatması üzerine: Beyanat vereceği isteğiyle basın mensuplarının içeri alınmasından sonra basına, önceki söylediklerinin tamamen aksi yönünde beyanlarda bulunuyor.

O sıcak günlerin yaşandığı sırada Türkiye Gürcistan a 50 Milyon Dolar kredi açmıştır! Bunu duyan gençlerimiz sabah erkenden Dışişleri Bakanlığının önünde, Protosto etmek için toplandılar; bizde taşkınlık yapmasınlar düşüncesiyle beş-altı civarında geçkin aralarına katıldık. On kişi olarak bizi içeri aldılar ve Kafkas Masası Sorumlusu olarak karşımıza oturtulan Tarih Profesörünün, Başkanımıza (Cavat Bage) ilk sorusu: Abhaz nüfus oranının ne kadar olduğu, Başkanda %18 diyince, hayır %17 tartışmasına girdi... Konuşmalar hayli uzun sürdü ve sözün bir yerinde Abhazları Barış Masasına çağırsak gelirler mi? sorusuna karşılık ben konuşma ihtiyacı duydum ve kendisiyle aramızda fazla yaş farkı olmadığını, konuşma protokolüne de uymayacağımı belirterek özet olarak şunu söyledim...

Olaylar başlamadan önce Milliyet Gazetesinden Halit Çapın Abhazya ya gitti. Sayın Ardzımba ile yaptığı görüşmede Ardzımba şöyle diyordu: Cahiller baş kırılmadan anlamazlar, Gürcüler de bizlerde akıllı insanlarız kan dökülmeden anlaşacağımız umudunu taşıyorum Sizler, Abhaz-ların barış masasına gelip gelmeyeceklerini sordunuz! Abhazların da, TC Vatandaşı olan bizlerinde beklentisi, Türkiye nin taraf tutması değil, devreye girerek kan dökülmesini önlemesiydi. Eğer siz bunu sağlayabilecek seniz Abhazlar hemen gelir, derhal gelirler.

Bunları Türkiye nin Abhazya olayına yaklaşımını göstermek için anlattım!... Burada basının menfi tutumuna değinmek istemiyorum ve 1992 yılının 8. ayında dillendirilen şu kısa manzum parçayı sizlerle paylaşmayı istiyor ve 15 yıl sonra tekrar duyulmasında fayda görüyorum...

ALTIN POST

Altın post kapanın elinde bırakılamaz.
Onun çatal yürekli asli sahipleri var!
Bu gün Suhumi ye dönük kartal bakışlar;
Gerekirse yarın Kara Denizden,
Tiflis tende öteye aşar...

Bütünleşiriz yine sıra dağlarla:
Ne yalnızlığımız kalır işte o zaman,
Ne de dert olur azlığımız.
Ne top, tüfek tesir eder bize,
Ne de etkileniriz bombalardan.

Gerekirse ruhumuzu bayrak yaparız,
Örteriz Abhazya topraklarına.
Ölsek de yeniden diriliriz:
YAĞAFAR Söyleyerek,
Ata topraklarında.

1992 Ağustos

Akıl üretkendir prensiplerle çerçevelenmezse, hisler değişkendir güzelliklerle süslenmezse hayat çekilmez hale gelir. Sınırsızlık Allah a ve kötülükten yana Şeytana mahsustur! İnsanları hem şeytanlaştırmaktan ve hem de ilahlaştırmaktan kaçınmak lazımdır. Bunlardan Türkiye de, bizi idare edenlerin arasında hayli var Allah geleceğimizi hayretsin!

Türkiye Ermenistan a, Azeri topraklarını işgal ettiği için ambargo uyguluyor. Gürcülerin Abhaz topraklarını işgal etmesine karşı çıktıkları için mi Abhazlara ambargo uygulanıyor?.. Makaryos ve Grivas ın Kıbrıs ta Türklere yaptıklarından daha az mı, Gürcüler Abhazlara zulmettiler ki onları dost tutuyor? Bu tutum Mustafa Kemal Atatürk ün Yurtta sulh Cihanda sulh ilkesiyle bağdaşıyormu?!

Eski bir deyim vardır: Ğa-ka-ga yı-nap-la ğa-met yı-dır-kıyt (Aptala yılan eliyle tutturulur) anlamında... AKP Hükümeti de Gürcü lobisine yenik düşmüş ve alet olmuştur. Kınamanın ötesinde kınıyorum ve verdiğim reyimi helal etmiyorum.

Atalarımızdan bize intikal eden önde gelen öğretilerden biride: Bela aramamak, geldiğinde de kaçmamak ve karşılaştığımız insanın işini kolaylaştırmaktır. Dolaysıyla bu ülke de bizim, bu topraklarda en az Kafkaslar kadar kutsal! Onun için kırmayacağız, dökmeyeceğiz ve bize yakışanı yapacağız Bu hükümetin yaptığı bu yanlışa karşı düşüncem: Demokratik haklarımızı menfi yönde kullanmamızdır.

Hap-kaç-koa vu-ğa ka-ga yı-gı-am höe zek rı-höe-van... Ha-re-la ğüc-ğüs bı-zıy-ça yı-as-tın-gi; vum-cır-va ğa-vat-gi vu-gır-ğa-vam ! Hün-kar-re bı-ziy yı-şı-am vu-jı-ğan-ce-re yağ-baz-la yağ-dı-rıyt-te: Ğa-vat yı-ğar-ne-pı-ca-luş re-ha şer-de-xa-nıs cır-şa-va, ğa-meyç-re ye-lar-goa-va, ğa-şar-de-ğu yı-ğa-lırx-va ğaokb-te: Ğa-vat vur-zıf-nıs yır-dı-rır-kun, vu-lac yemp-şı-va vud-rıc-voşt ! Ğa-vi ğaokb-te: Ğa-vat rı-gu yı-tu ğaç-ke-re, rı-kuc-re gum-xa-koa, rı-vus xı-ça-çe-koa Ha-ğaz-şaz zım-ğoe ha-çix-çer-ğad !

Atalarımızın Aptal millet yoktur anlamında bir deyimleri vardı... Bizlere dönük iyi insanlar varsa da bağırmayınca onlar da sizi duymuyorlar!.. İyi devletlerin olmadığını şimdiye kadar gördüklerimizden anlıyoruz ki: Onlar daha fazla yararlanacaklarını sanarak azınlığı dışlamakta, çoğunluğun yanında yer almaktadırlar. Onlar iç edebileceklerini anladıklarında sizi göz yaşınıza bakmadan yok ederler! Onun için onların kötü düşünceleri, çirkin emellerinden ve azgınlıkların Yaradan hepimizi korusun !

Hah-ba-ça yı-şır-höez-la Nep şı-tı-nam-xu çea kı-te-şa-rım Ha-ra-la re-ha yı-ce-bır-gı-ru ha-ka haz-kah-re ğaokb-te: Haj-la-ğu ha-nız-la-ğa-gi zım-ğöe ha-zak-ha-te; vu-ğa bı-ziy-cak-te çe-dağ-kılx-te, ha-nep ha-ka yez-ne-cu, da-re bı-ziy-la han-ğa-lu, ha-gu ğa-a-re ha-xız-la, ha-ka-la-gi ha-duv-xaş-te Ha-ğaz-şaz yağ-hir-ba-nıs yı-ğac-rı-ğad !

Büyüklerimizin söylediği gibi Elin kaldıramadığı ağza sığmıyor Bizim için en doğrusu kendi kendimize yetmemiz olduğundan: İnsanlarımız nerede ne kadar varsak, milletçe bir araya gelmiş ve toparlanmış olarak; elimizin başımıza yettiği, gayet güzel anlaşıp bütünleştiğimiz, yüreğimiz kadar adımız ve sanımızla da ünlenmiş olduğumuzu yaradan hepimize göstersin.

Çukutu Mikail in Şiirinden bir kıta ile sözlerimi bitirmek istiyorum...

Ğap-sı-nı har-gi yaph-sad-gilb.
Ha-gu yeok-teb ğa-xız-gi du-va-te,
Ğa-nur-koe-gi yah-zıx-çid,
Ha-a-nız-la-ğa-gi ğa-vat.

Abhazya bizim de can yurdumuz.
Yüreğimizde asılı adı da muska gibi,
Nurlarını da koruyabiliyoruz,
Neredeysek de onun.

B I Z I Y L A

Not:
YAĞAFAR, Allah ın kemal sıfatlarından bazılarını içeren, toplu halde Allah a yaklaşım ve yakarışlarda , hareket halindeyken Vari-dade türünde söylenen, millileştirilmiş bir ilahi türüdür diyebiliriz.

“BAĞIRMAK” Kendimize yakıştırmadığımız kaba bir eylem tarzıdır; duymazlıktan gelmek ise duyarsızlıktan, korkudan ve çekinmekten kaynaklanır.
Yazar : BIC' RA Saim TUÇ
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.