Başlık : Eski Taş Devrinde Çerkes Milletinde Dini İnançların Doğuşu ve Gelişmesi
İçerik : Eski Taş Devrinde Çerkes Milletinde
Dini İnançların Doğuşu ve Gelişmesi

Eski ve yeni tarihçilerin, Çerkes milletin tarihi eski taş devri ve yeni taş devrinde dini düşünce ve görüşleri altı temel süre-dönem içinde dini inançlar ve düşünceler geçirmiştir.
Birinci Dönem;
Eski dinleri araştıran uzmanlar, İnsan İlk Önce konuşmayı, sonra yazmayı keşfederek bundan sonrasını düzenleyen bir grup gelenek ve adetleri eski taş devrinde ( Poliolyt) olurken Akabinde dini inançlar çıkmaya başladı. Önceleri Sosyal hayat ile dini inançlar arasında bir ayırım yoktu. İç içe karışırdı. Tarihçi Doğuz’a göre Çerkesler bu tip inançlara eskiden Tha= Xabze= İlah adetler derlerdi. Yani din bir İlahi Akide= Kanaat Doktrin veya İlahi Sistem= Düzene uygun metot.
Orta taş devrinde ( Mozoliyt) M.Ö. 6 bin yıllarında Çerkesler Doktrin’e (Otoriteye) bağlı idiler (Sulta Otorite) ve onun etkisi altındaydılar. Bu otoriteye Annelik aile otoritesi deniliyordu. Bu dönem her şey Anne’nin elindeydi. Aileyi Anneler yönetir ve Nesep (Soy) Anneye aitti baba’ya değildi. Ayrıca Aşiret (bir çok boydan oluşan yapı) fertleriydi ve Mirasta Anne Aşiretine giderdi.
Bu dönemde yeni dini inançlar ortaya çıktı ve dini tören İhtiyaçlar ve totem gibi. Dolaysıyla her aşiretin bir Totemi oldu ( Kuş-Hayvan) Bu Totemleri korugan ve İlah olarak görmüşler.
Yine beyaz ve siyah Cin’lerin var olduğu inançlarında gözüktü. İnsan ile Cin arasında aracılar ortaya çıktı. Bunlara Kahin-Papas- müneccimler ki bu kabil insanlar dini törenler düzenleyerek Allah’a (Tha) dua ederlerdi. Özellikle fert veya bir toplum bir işe başlamadan önce dini İnançları yerine getirilirdi. bu durum yeni taş devrine ( Neoliyt) kadar sürdü. Neoliyt devrinde Anne’ye Bir Büyük İlah olarak bakıyorlardı.
İkinci Dönem; Putperest dönemi
Maden çağların başlangıcında M.Ö. 6 ile 3 bin yılana kadar süre taşlı/ bakır devridir. Bu dönemde Bronz elde edildi Ayrıca aile otoritesi Anne’den Baba’ya geçerek erkek otoritesine başlandı. Bu devre’ye PATRYAK devri de deniliyor. Veya Aşiret Lideri Şeyh gibi bu dönemdeki dini düşünce doğal Fenomen’e ( Olağanüstü Güç) tapmaya yöneldi ki Anne devrindeki Toteme tapmak gereği vardı.
Max Müller’e Göre, Dini Akide= jeliyoloji’nin oluşması ve gelişmesi Psikolojik nedenlere bağlıydı. Doğal Fenomen’ler korku yaratırken diğer yanda da ümit veriyordu. Ve bazen de hayrete düşürüyordu. Güneş, ateş, şimşek, fırtına, yağmur, eziyet tahrip edici ve bir etkileri olduğu tahmin edilmekteydi.
Fenomenler insan’a bitkiye ve hayvana hayat ve hayır verici kudrete sahip olduğuna inanılıyordu. Mesela güneş ışığının ortalığı aydınlatması güven ve rahatlık vermesi yaşam şartlarını sağlıyor, yaban hayvanları korkutuyor, etin pişirilmesi ve lezzetli olmasını sağlıyor. Ayrıca madenleri eritiyor ve ilk silah yapımında demir dövme işlerinde kolaylık sağladığına inanılıyordu.
Çerkesler diğer eski halklar gibi hayatlarını ezelden beri İlahi düşüncelerden ve dini akidesinde taviz vermedi. Çünkü bu düşünce insanların içinde fıtrattan gelme ilahi bir duygu ve düşüncedir. Görülen o ki her insan nerede olursa olsun tasa da kıvançta dahi ilahi düşünce ve dini akidesine bağlı
kalmış ve bağlılığını şu veya bu şekilde sürdüre gelmiştir. 26.06.2014

İsmet Boran
Yazar : ismet boran
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.