Başlık : HER BAŞARI GURURA KAPI AÇAR
İçerik : HER BAŞARI GURURA KAPI AÇAR

Her işin bir yolu yöntemi olduğu gibi her milletin de bir yönü yöntemi vardır. Müslümanlar R20;vasatR21; bir ümmet olup hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar. İnsanlığın selameti ve saadetini arzu ederler, sosyal adaleti gerçekleştirmek için çırpınıp dururlar. Sadece AllahR17;a kulluk eder, ondan yardım beklerler.
Dünya hayatı baştan sonuna kadar bir sınavdır. Bazen lehte bazen aleyhte tecelli eder. Hayata canlılık kazandıran, insana aktivite veren de budur. Her başarı gurura kapı açar, insanı şımartır ve bazı sınırları aşmaya iter. Kazanmak ya da kaybetmek hayat yolunun ikiz kardeşlerdir. Bir dert, bir musibet dokunduğunda AllahR17;a yönelmek, OR17;nun rahmetini, yardımını dilemek kadar asil bir düşünce ve davranış yoktur.
İslamR17;ın getirdiği cihan kardeşliğinin tarihte bir benzeri yoktur. Zira bu kardeşlik, Allah sevgisine, OR17;nun hoşnutluğuna dayanan, Kur-andan kaynaklanan, Hz. MuhammedR17;den (sav) süzülüp gelen bir kardeşliktir. İçinde kişisel çıkarlar, menfaatler, dünyevi maksatlar yoktur.
İslam, vakar, edep, terbiye, nezaket ve nezahat temel üzerine kurulu bir dindir. Müslüman, bu temel üzerine gelişip şekillendiren kimse demektir. O halde İslam topluluğu içinde birbiriyle alay edenler olmamalı, birbirini kıracak anlamda lakaplar takılarak çağırılmamalı. Kur-an, bunu bir emri ilahi olarak bildiriyor ve yasaklıyor. İslamR17;dan kaynaklanan Müslüman ve mümin ismi, isimlerin en güzeli, sıfatların en şereflisidir. Başka kötü sıfatlar takmak, takanı bu şereften uzaklaştırır.
Kitle psikolojisini az çok bilen liderlerin, toplum üzerindeki tesirleri inkâr edilemeyecek kadar çoktur. Öyle kelime ve formüller ortaya konulur ki akıl ve mantık onunla tartışmak istemez. Tam bir gönül yatışkanlığı içinde teslimiyet gösterirler. O halde toplumu belli istikametlere çeviren ve sürükleyen daha çok liderlerdir. Bu bakımdan kıyamet günü her topluluk kendi liderleri ile birlikte adalet huzuruna çağırılacak ve öylece hesapları görülecek.
Tarihin hangi devrine bakılırsa bakılsın yaşayan insanların çoğunun doğru yolda olmadığı görülür. Çünkü insanın nefs yapısı sınırsızdır. Bir serbesti ister, karşısına engel çıkınca ret ve inkâra sapar, azgınlık gösterip yaratana isyan eder.
Şunu da unutmamak gerekir ki inkârcılar, materyalistler ve emperyalist güçlerde başka milletleri sömürmek, insanları köleleştirmek, hayat haklarını ellerinden almak, dini ve ahlak gibi kutsal değerleri yok etmek, insanı çalışan bir makine ve sonun bir avuç gübreden ibaret kabul etmek için savaşırlar.
İnsan iki ayrı dost edinir. AllahR17;ı içten sevip dost edinmek. AllahR17;ı bırakıp başkaları için sevip dost edinmek. Birinci dostluk, Allah yolunda olanları da dost edinmeye kapı açar ve böylece bütün dostluklar Allah için olup vücut bulur. İkinci dostluk, bir takım çıkarlara dayanır. Çıkarlar söz konusu olduğu sürece devam eder, bitince oda biter.
Hz Lokman oğluna, Allahın birliğini, OR17;na ibadeti, nimetine şükretmeyi, ana-babaya itaati, namaz, sabır ve benzeri önemli hususları tavsiye ettikten sonra toplum arasında nasıl davranılmasını gerektiğini öğretiyor. İnsanı olgunlaştıran dört ana tavsiye de adabımuaşereti sunuyor.
a-İnsanlara karşı saygılı olmak, büyüklük taslamamak, birisiyle konuştuğunda yüzünü ona doğru çevirmek ve konuşulanı dinlemek.
b-Böbürlenip çalımlı yürümemek, hem vakarlı hem mütevazi olmak.
c-Yolda yürürken ne çok acele etmek, ne de ağır davranmak, bu ikisi arasında ortalama bir ölçüyle yürümek.
d-Konuşurken ses tonuna dikkat etmek. Ne sağırlara seslenir gibi yüksek sesle konuşmak, ne de anlaşılmayacak kadar kısık sesle konuşmak. İkisi arasında bir ölçü kullanmak.
Nuh (as) öğütlerinde;
-Yola çıkarken, bir vasıtaya binerken, AllahR17;ın adını anarak binmek köklü bir sünnettir. İnanan kişileri ilahi inayetin tecellisine mazhar kılar, tehlikelerden korur.
-Evladın sapıklığından babayı, babanın sapıklığından evladı kınamamak gerekir. Ancak baba ona dini terbiye vermekte kusur etmişse bu hal müstesna.
-İçyüzünü bilmediğimiz bir şeyi AllahR17;tan istememiz doğru değildir. O halde bir mesele karşısında mütereddit kaldığımızda AllahR17;tan hayırlısını istememiz en doğru bir yoldur.
Kuran; AllahR17;a iman ve itaatin en sağlam derecesinde ulaşmak için dört sınıfla dostluk kurulmasını öneriyor.
1-Peygamberler, onların tertemiz hayatı ve bıraktığı sünnetler,
2-İman ve irfanlarını doğruluk düzeyde birleştirip bütünleştiren, özünde ve sözünde doğruluğun örneklerini sunanlar,
3-Allah yolunda kendini hizmete adayan ve bu uğurda canını severek veren şehitler ve onların örnek hayatı,
4- İmanın güzel-yararlı amellerle süsleyen faydalı kişiler.
İnsan, dünyaya iyi yeteneklerle, güzel hasletlerle gelir. Bu meziyetlerini ya iyi yolda, ya da kötü yolda kullanıp tüketir. Yalnız dünyaya ve onun aldatıcı gayri meşru nesnelerine yönelip, bütün yeteneklerini, hasletlerini bu uğurda harcayan kimse, ahrette nasipsiz kalır. Dünya ile ahret arasında köprü kurup ikisini birden değerlendirmemizi, birinin ancak diğeriyle gayesine yönelebileceğinin unutulmaması gerekir.
Dini dünyalığa alet edinerek sudan ve haksız sebeplerle insanların malını alıp yemek ve biriktirmek kesinlikle haramdır, zulümdür. Çünkü din bir geçim aracı değildir ve olamaz. Halkın dini duygularından yararlanıp onu kötüye kullananların bir yandan dini tahrip ettiklerini unutmamak gerekir.
Bu vesileyle tüm insanlık âleminin ve Müslüman din kardeşlerimizin (27.11.2009 günkü iki bayram bir arada) kurban bayramını ve aynı güne denk gelen Cuma bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını yüce AllahR17;tan niyaz ederim.

İSMET BORAN
Yazar : İSMET BORAN
[- Sayfayı yazdır - ]
Haberler yazarlarını bağlar. Hiçbir şekilde 6kesek.com sorumlu tutulamaz.