Bugün : 24 Ağustos 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 25
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.156.32.80
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 37693008
Toplam Tekil Hit : 15569786
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4737
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Asıl yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)

ONORE OLMAK İSTİYORUM


İlk bakışta, “onore olmak istiyorum” başlığı ile yazan birinin ya çok kaprisli hatta kompleksli biri olduğunu, ya da şaka yaptığını düşünür insan. Kaprisli ya da kompleksli olup olmadığımı, yazımın tamamını okuduğunuzda daha sağlıklı olar
Sponsor Bağlantılar
Evet gerçekten de eğitim şart. Ancak nasıl bir eğitim ya da hangi eğitim? Günümüzde eğitim denince birçoğumuzun aklına örgün eğitim gelir. Oysa aile eğitiminin hatta daha genel bir ifade ile toplumsal eğitimin önemi ve gerekliliği nedense hep ikinci plana atılıyor.

Çerkes geleneklerine göre çocuğa ailede toplumda nasıl davranması gerektiği konusunda özel bir eğitim verilmez. Çocuğa verilen eğitimde birçok kuralı yaşayarak, görerek öğrenmesi sağlanır. Çerkes toplumunda çocuk, aileden Çerkes olduğunu, çevreden ise bir Çerkesin nasıl davranması gerektiğini öğrenir. O nedenle de ailenin ve toplumun eğitim konusunda önemi ve gerekliliği oldukça fazladır.

Bunu şöyle bir örnekle açıklayalım:

Okul çağına yeni gelmiş bir çocuk düşünün. Bu çocuk Türkçe konuşmayı bilerek okula gidiyor değil mi? Yani Türkçeyi okulda öğrenmiyor. Okulda sadece Türkçe yazmayı ve Türkçenin kurallarını öğreniyor. Yani Türkçe konuşmayı evde, kurallarını ve yapısını ise okulda öğreniyor. İşte çevre eğitimi ve aile eğitiminin farkı da burada ortaya çıkıyor. Bizler ailemizden Çerkes olduğumuzu öğreniyoruz. Dışarı da yani çevrenin verdiği eğitim ile de Çerkes olarak yaşamayı.

Bizler kimilerine göre sürgün sonucu kimilerine göre ise kendi isteğimizle göç ederek anavatan dışında yaşamak zorunda kaldık. Sonuçta; nedeni ne olursa olsun bir şekilde anavatan dışında yaşıyoruz. Kafkas-Rus savaşları biteli 141 sene olmuş. Bu zaman zarfında geleneklerimizin birçoğunu korumayı başarmış ve bu günlere kadar getirmişiz. Bu güne kadar bizi bir arada tutan en önemli sebep hiç şüphesiz kültürel değerlerimizdir. Bu değerler sayesinde varız ve ancak bu değerlerimizi koruyarak var olmaya devem edebiliriz.

Dil nasıl ki bir insan için diğer insanlarla konuşma ve iletişim aracıysa kültür de bir toplum için iletişim aracıdır. Yani bir toplum kendi ürettiği kültürel değerleri sayesinde başka toplumlarla ilişki kurabilir. Kültür toplumunun kendini ifade ediş biçimidir.

İnsanlardan bilmedikleri bir şey için ona sahip çıkmalarını, onu önemsemelerini isteyemezsiniz. Kendi kültürünü, sahip olduklarını bilmeyen birine bunları koru, yaşat diyebilir misiniz? Bu nedenle kültürün kıymetini bilmek her şeyden daha önemli.

Daha iyi korumak, daha iyi yaşatmak ve daha iyi tanıtmak için Cem Yılmazın dediği gibi eğitim şart.

Evet; gerçekten de eğitim şart ama önce aile eğitimi. İlla ki Aile Eğitimi.

MURAT DUMAN



Bu Haberi Gönderen: setenay
Bu Haber 2830 Kez Okundu.

Haberin Gönderilme Tarihi: 18.06.2007 ; 18:42

Haber Kategorisi: guncel