Bugün : 26 Haziran 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 65
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1706
Son Üye: adigadıj2001

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.158.63.41
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 35508259
Toplam Tekil Hit : 14530745
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4731
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Okumadan âlim, yazmadan kâtip, Gezmeden seyyah olunmaz.

ÖZGÜR ABHAZYA


Yarını doğru yönlendirmek ve değerlendirmek için, dünü eksiksiz bilmek gerekir.
Sponsor Bağlantılar
Yarını doğru yönlendirmek ve değerlendirmek için, dünü eksiksiz bilmek gerekir.
Çoğu kez de gerçekler ayrıntılarda gizlidir.
Bu noktalardan hareketle bizde dünü irdeleyerek bugüne gelelim.
Kuzey Kafkasya�nın Güneybatısındaki kapısı, Karadeniz ile dağlar arasına sıkışmış tarihi anavatan. Doğu ve Güney doğusunda Gürcistan, Kuzey ve Kuzey Batısında Rusya Federasyonu,
Güney ve Güney Batısında Karadeniz bulunmaktadır.

Başkenti: Suhumi
Yönetim Şekli: Cumhuriyet
Kullanılan Dil: Abhazca
Nüfusu (Savaştan Önce): 535.000
Yüzölçümü: 8.600 km2
Sahil Uzunluğu: 240 km
Ekonomi: Turizm ve Tarım


Öncelikle belirtilmesi kaçınılmaz ön şart olan husus, Abhazya nın otohton halkı Abhazlar dır. Abhazya nın bilinen 5 bin yıllık bir tarihi ve 1200 yıllık devlet deneyimi vardır.
Ruslar ın ve Osmanlılar ın, Kafkasya da dolayısıyla Abhazya da zaman zaman hükümranlıklarını görüyoruz. Fakat hiçbir zaman Abhazya da bir Gürcü hükümranlığı olmamış, aksine tarihte Abhazya nın Gürcistan a hakimiyetini görmekteyiz.

1-M.Ö.7. Asır da Güney Kafkasya yı göstermek üzere çizilen haritada bugünkü Abhazya
aynen bu isimiyle yer almaktadır.

2-Abhaz halkı tarihsel süreç içerisinde bölgenin güneyinde yerleşik olan halklarla ki bu halkların başında Kartveller (Gürcüler) gelmektedir. Ortaklaşa siyasi yönetim biçimleri oluşturulmuş ve oluşturulan bu siyasi birimlerle bölge halkları yönetilmiştir.

3-Özellikle M.S. 8. Asır dan 10. Asrın ortalarına kadar o bölgede kurulmuş olan devlet yönetimlerinin başındaki yöneticiler. Abhaz Krallarının adıyla anılmıştır. Bunun en çarpıcı örneği tarihte Bağrutiniler diye geçen Bagratlar ın tüm bölgeyi kapsamak üzere Abhazya kralı olarak anılmasıdır.

4-Yazılı ilk Türk kaynaklarından olan Dede Korkut Destanı nda Abhazya yönetimi için Kaan-ı Abhaz yani Abhaz Hanlığı tabiri kullanılmaktır.

5-1400 lü yıllarda Trabzonda hüküm süren Pontus Devleti nin Kralı tarafından Bizans a yazılan mektupta, müttefikleri arasında 30 bin kişiden oluşan düzenli ve organize bir Abhaz askeri kuvvetinden ve devletinden söz edilmektedir.

Bu örnekleri tarihsel olarak çoğaltmak mümkündür.
Gerçeği bulmak için ayrıntılarda boğulmadan, aktüel sorunların başlangıcından bugüne kadar geçen sürecin kısa bir panoramik izini sürmek gereklidir.

ABHAZYA ÜLKESİ:
Devletler hukuku açısından bir topluluğun devlet olabilmesi için gerekli olan unsurlardan birincisi sürekli bir nüfus, ikincisi de bu nüfusun bir ülke parçasına sahip olmasıdır. Abhazya ülke unsurunu gerçekleştirmiştir. Nitekim 1921 de Abhazya bağımsız bir Cumhuriyet şeklinde SSCB ne katılmak istediğinde bu günkü ülke sınırları belirlenmiş, bu sınırlar 1924 SSCB Anayasası tarafından da kabul edilerek anayasal bir güvenceye kavuşturmuştur. Bugün Abhazya Cumhuriyeti ne baktığımız zaman, fiili olarak Abhazya da yaşayan ve Abhazya halkını teşkil eden nüfusun, sayısal olarak devlet kurmak için yeterli miktarda olduğu bir gerçektir.

130 YILLIK KANAYAN YARA SÜRGÜN:
Kafkas halkaları 1856 Paris Antlaşması nı takip eden dönemde büyük bir katliama uğramışlardır . Yüzlerce köy tamamiyle yakılarak yok edilmiş, sağ kalan insanlar da sürgüne tabi tutularak Balkanlar a, Orta Doğu ya , Kuzey Afrika ya kısaca Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürülmüşlerdir. Sürgün olayı bütün insanlık haklarına ve vicdanına aykırı olarak 1856 dan 1878 sonuna kadar devam etmiştir. Bu süre içerisinde jenosite uğratılmış veya sürgün edilmiş olan Kafkas halklarının, sayısal olarak ifadesi en tarafsız kaynaklara göre 800 bin kişi ile 1,5 milyon kişi arasında değişmektedir.
Tarihsel olarak Kafkas halklarının yaşadığı bu dram, daha o dönemde bir çok Rus yazarı tarafından açıkça ifade edilmiştir. Kafkas halklarının sürgün problemlerinin yalnız Abhaz Gürcü savaşında başlamadığını, özellikle daha önceki dönemlerde de Kafkas insanının %90 lara varan oranda sürgün edildiğini kabul etmek zorundayız. Zira bu insanların hiçbirisi bir hukuk çerçevesinde veya bir anlaşmaya dayanarak, kendi iradeleriyle ülke ve topraklarını terk etmemişlerdir. Gönderildikleri yerlerde ve ülkelerde tamamiyle göçmen durumunda kalmışlar ve her türlü yoksulluğa düşmüşlerdir. Bu insanlar önlerine çıkan her türlü fırsatta ve tarihlerde ata yurtlarına dönmek istediklerini açık bir şekilde ilgili devletlere duyurmuşlardır. Nevar ki , bu tarihsel drama bugüne kadar gerek devletler hukuku açısından gerekse ilgili birimler bakımından özellikle de kamu vicdanı, insan hakları ve adalet kuralları açısından gerekli olan ilgi gösterilmemiştir.
Bu haksız sürgün ve jenosit olayı, gerek Kuzey Kafkasya da , gerekse Abhazya da demografik dengeleri altüst ederek, topraklarının, tarihsel olarak burada yaşamamakta olan ve otohton olmayan diğer insanlar ve yönetimleri tarafından işgal edilmesine yol açmıştır.

ABHAZ � GÜRCÜ SAVAŞI :
Gürcistan 14 Ağustos 1992 de bir gece yarısı hiçbir haklı sebebe dayanmayan bir saldırıyla canlar ülkesi Abhazya topraklarına girmiştir.
Hepimizin de bildiği gibi ABHAZYA kendisine yöneltilen askeri bir işgal ve soykırım hareketini Kuzey Kafkasya daki kardeş Cumhuriyetlerin ve Diasporada yaşayan bizlerin maddi ve manevi katkıları sonucu başarılarıyla püskürtmüş, kendisine hayat hakkı tanımamak üzere gelen düşmanı topraklarından tamamen temizleyerek özgür CUMHURİYET ini büyük bir coşkuyla kurmuştur. Bu sonuç elde edilinceye kadar Kafkas halkları örnek bir dayanışma başarısı göstermiştir. Hiçbir hazırlığı olmayan Abhazya bu harpten zaferle çıkmıştır. Abhazların dünyada Abhazya dan başka gidecek bir vatanları yoktur. Onun için de ya ölmek yada kazanmak zorundaydılar. Abhazlar�da bunu yaptılar. Bilmek ve unutmamak gerekir ki, Kafkasya�da yaşanacak her olumsuz olayda bu güçler her an her zaman tek yumruk olacaktır.
Abhaz � Gürcü savaşı 4 bini aşkın Abhaz ve Abhaz taraftarı insanın hayatına malolmuştur. Bu insanların hesabı elbet bir gün suçlularından sorulacaktır.
Hepimiz biliyoruz ki son iki yüzyıldır Kafkasya da verilen mücadelenin ana hedefi bağımsızlıktır.
�Tanrı bütün dünya uluslarını özgür ve mutlu kılsın fakat Abhazya yı unutmasın�
Abhazya belki bu savaştan zaferle ayrıldı ama unutulmaması gereken bir nokta bu zaferi doyasıya yaşıyamamasıdır. Ambargolar ile Abhazya yı dize getirmek isteyen Gürcüler ekonomi, ulaşım, haberleşme, seyahat, uluslararası insani yardım ambargoları uygulamaktadırlar. Bunları Abhazya 14 yıldır özgür olmasına rağmen bunca zamandır çektikleri sıkıntıları daha yakından anlıya bilmek açısından biraz açmak istiyorum.

1-EKONOMİK AMBARGOLAR
Bugün abhazya için en verimli geçim kaynağı olan narenciye ürünlerini hemen bitişiğindeki Soçi pazarına götürüp satma imkanını elde edememektedir. Ayrıca bu ekonomik ambargonun sonucu olarak, Abhazya halkı ve Cumhuriyeti için hayati ehemmiyete haiz olan hiçbir gıdayı, ilacı, giyim eşyasını dışarıdan getirememektedir. Sonuç olarak, yerinde bir tabirle Abhazya açlığa mahkum edilmiş bir durumdadır diyebiliriz.

2-ULAŞIM AMBARGOSU
Abhazya halkı şuanda ölümcül bir hastalığa yakalanmış olsa bile karayolu, havayolu ve deniz yolu ile ülke dışına giderek tedavi olma imkanına sahip değildir. Karayolu sınırları tamamen askeri kontrol altına aldığı gibi Abhazya Cumhuriyeti�ne ait olan limanlar da ambargo altındadır.

3-HABERLEŞME AMBARGOSU
Haberleşmede ancak Moskova aracılığı ile veya dolaylı yollarla haberleşme sağlanması
imkan dahilinde olabilmektedir.

4-SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ AMBARGOSU
Hem Abhazya vatandaşları hemde başka ülkelerin vatandaşları bu ülkeye yönelik her türlü seyahat hakkı ve özgürlüğü kısıtlanmaktadır. Hatta imkansız hale gelmiştir.

5-ULUSLAR ARASI YARDIM AMBARGOSU:
Gürcü- Abhaz savaşı başladığından beri başta Türkiye olmak üzere, devletler ve uluslar arası yardım kuruluşları Gürcistan�a yardım adı altında her türlü yardımları yapmaktadırlar. Ne varki bu yardımlardan bugüne kadar Abhazya Cumhuriyeti ve halkı bu yardımlardan yararlanamamıştır.
Bugün 30 Eylül 1993 yılında Abhazya�nın Gürcistan�a karşı verdiği bağımsızlık savaşının üzerinden tamı tamına 14 yıl geçti. Geçen bu süre içinde değişen ne dersiniz, aslında üzülerek çokaz şey diyebilirim. Çünkü herşeye rağmen özgür ama bir o kadar da tutsaklar. Bunun sebebi de dünya devletlerinin bu acı tabloyu ısrarla görmek istememeleri. Aradan 14 yıl geçmesine rağmen insanlar hala ambargo altında yaşıyorlar, hala yaşamak için savaşıyorlar. Buraya gelen oraya gidemiyor, oraya giden buraya gelemiyor ,ama herşeye rağmen Abhaz halkı ayakta kalmayı başarıyor. Özgürlük kolay elde edilmedi kolay kolayda bir daha kimsenin esaretine girilmez. Her geçen 30 Eylül Abhaz halkının onurlu mücadelelerinde nekadar haklı olduklarını gösteriyor.
Bir avuç insan dünyaya Kafkas ruhunu gösterdi. Savaşçı , inançlı ve onurlu insanlar olduklarını kabul ettiler. Yanlış hatırlamıyorsam Gürcü devlet başkanı yeni yılı güzel ülkemde karşılıyacağını düşünüyordu ama unuttuğu ufak bir şey vardı, az olmak ruhsuz olmak anlamına gelmiyordu. Bizler sürülerek, bombalanarak yok edilemeyiz. Tam aksine bugün ölen her şehidimizin ruhu bölünerek çoğaldı, vatan toprağını o gün olduğu gibi bugün de korumaya devam ediyorlar.
Savaştan sonra gidenlerden duyduğum kadarıyla sınır kapısının Abhazya tarafında sizi Abhazya bayrağı ve � Bağımsız Abhazya�ya hoş geldiniz� yazısı karşılıyormuş.
Bugünde özgürlüğümüzü almaya cesareti olan olursa o bayrak ve o yazı için tekbir Abhaz kalmamacasına vatan toprağı savunulacaktır. Buna yürekten inanıyorum.
Yaşasın Bağımsız Abhazya.
BURCU TUNA MERCAN



Bu Haberi Gönderen: admin
Bu Haber 2289 Kez Okundu.

Haberin Gönderilme Tarihi: 01.10.2007 ; 09:33

Haber Kategorisi: yasam