<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="0.92" xml:lang="tr-TR.utf8">
<channel>
<title>Altıkesek Köyü</title><category>Altıkesek Forum</category><author>Muhammet ÇELİK</author><managingEditor>muhammet@6kesek.com</managingEditor>
<link>http://www.6kesek.com</link>
<description>Altıkesek Köyü Forum Sayfaları</description>
<pubDate></pubDate>
<language>tr</language>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Tanınmaktan yana mutluyuz.]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=236</link>
<description>&lt;b&gt;[Bugün]&lt;/b&gt;07 Eylül 2008 Pazar Saat: 11:15 BU İLK ADIMDI İNŞALLAH İLERLEYEN DÖNEMDE BAŞTA TÜRKİYE OLMAK ÜZERE BÜTÜN DÜNYA ÜLKELERİDE BAĞIMSIZ ABHAZYAYI TANIRLAR... Gönderen: gcoskun</description>
<author>gcoskun</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: HAYIRLI RAMAZANLAR]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=237</link>
<description>02 Eylül 2008 Salı Saat: 00:51 Nefsin terbiyesi 
Oruç her dinde var 

Tarih boyunca tüm dinler, nefis terbiyesi için çeşitli yöntemlere başvurdu. Oruç, bunların arasında en sık kullanılanı oldu. Bakın farklı dinler oruç nasıl tutuluyor.
Oruç, yalnızca semavi dinlerde değil, eski çağ dinlerinde de, özellikle rahiplerin Tanrılara yakınlaşmaya hazır olmalarını sağlayan bir yol olarak görülürdü. Eski Mısırda, dini bayramlarda oruç tutulurdu. Keltler, eski Roma ve Yunanlar da oruç tutardı. Babil ve Asurlular için oruç tutmak büyük önem taşırdı. Bazı eski kültürlerde oruç, öfkelenen Tanrıları teskin etme gibi amaçlara hizmet ederdi. Günümüzde tutulan oruçlara gelince; din ve mezhebe göre farklılıklar gösteriyor.

Şiiler 12 gün tutuyor
Şii inancına mensup Müslümanlar, İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri için yas ayı kabul ettikleri Muharrem ayında, 12 gün oruç tutuyor. Her yıl Kurban Bayramının ilk gününden başlayarak tutulan bu oruç, aynı zamanda bir ibadet. Caferiler, İmam Hüseyinin şehit edildiği gün, kendilerini zincirlerle dövüyor, kesici aletlerle yaralayarak ıstırap çekiyorlar. Böyle yaparak, İmam Hüseyinin dayanılmaz acılarına ortak olduklarına inanıyorlar. Alevilerin hiç su içmedikleri Muharrem orucu, on ikinci günde aşure çorbasının pişirilip dağıtılmasıyla son buluyor.

Büyük tövbe orucu
İkinci yüzyıldan itibaren ilk Hıristiyanların çarşamba ve cuma günleri oruç tuttukları biliniyor. Protestan Kilisesi, oruç tutmayı insanların kendi isteklerine bırakıyor. Katolikler ve Ortodokslar, 40 günlük büyük perhiz ve Noelden önceki Advent döneminde oruç tutuyor. Yüksek sesli müzik ve eğlenceden uzak duruluyor. Oruç döneminde Katolik Hıristiyanlar etli yiyecekler konusunda perhiz uygulayabiliyor. Perhiz, bilinçli olarak basit yiyecek seçimi ve eğlenceden sakınılmasıyla da yerine getirilebiliyor. Süryani cemaati, önceleri altı gün tutulan, zamanla üçe indirilen büyük tövbe orucu tutuyor. Bu orucun özelliği, üç gün üç gece hiçbir şey yiyip içmemek.


Yahudilerde oruç
Yom Kipur İbranicede tövbe günü anlamına geliyor. Yahudiler, iki gün batımı arasında aralıksız oruç tutup dua ediyor. Bu oruç sırasında, yemek ve içmek, yıkanmak, parfüm sürmek, cinsel münasebette bulunmak, çalışmak, ateş yakmak yasak sayılıyor. Bir hafta süren Pesah Bayramı orucu ise genellikle Hamursuz Bayramından sonra gelen pazartesi ve perşembe günleri tutuluyor. 

Hindularda oruç, çoğunlukla belirli bazı besinleri yememe şeklinde gerçekleşiyor. Asıl amaç ise nefsi terbiye etmeyi öğrenmek. 

Budizm\'de, Budanın, eski Hint geleneklerine uyarak çileci bir yaşam tarzını seçip, kendini eğittiğine inanılıyor. Bu amaca istinaden belirli aralıklarla oruç tutuluyor.

Bahai orucu, 15 ile 70 yaş arasında, sağlık problemi olmayan kişiler tarafından, 2-20 Mart arasında 19 gün süreyle tutuluyor. 21 Mart ise Oruç Bayramı oluyor.


                                             

 Gönderen: anadoluray</description>
<author>anadoluray</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HAYIRLI RAMAZANLAR]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=237</link>
<description>01 Eylül 2008 Pazartesi Saat: 09:48 Bolluk ve bereket ayı olan Ramazan Ayının tüm İslam Alemine hayırlar getirmesini temenni ederim. Gönderen: gcoskun</description>
<author>gcoskun</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Tanınmaktan yana mutluyuz.]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=236</link>
<description>30 Ağustos 2008 Cumartesi Saat: 10:37 Bu belkide hiçbirimizin hayal bile edemeyeceği birşeydi bizim şuan dünyanın dört biryanına dağılmamıza neden olanlar şimdi yanımızda, ama orada dönen sinsi planlar inşallah hiç kimse için yeni acılar doğurmaz.Kısa sürede tüm dünyanın gerçeği görerek tanıması en büyük temennimizdir. Gönderen: erdinç</description>
<author>erdinç</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Tanınmaktan yana mutluyuz.]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=236</link>
<description>29 Ağustos 2008 Cuma Saat: 21:50 Dünya tanımazsada ezeli düşmanımız tanıdı ben ona bakarım.Bakalım Türkiye\'de tanıyacakmı? Gönderen: anadoluray</description>
<author>anadoluray</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Tanınmaktan yana mutluyuz.]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=236</link>
<description>29 Ağustos 2008 Cuma Saat: 16:42 Evet!... 
Gürcü şövenizmi ve zülmü, ezeli düşmanımızı dost 
yaptı bize. İnşallah dost bildiklerimiz de APKAZYA ve 
G. OSETYA bağımsızlığına destek olmaktan kaçınmazlar.
 Gönderen: Bıcra Saim</description>
<author>Bıcra Saim</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tanınmaktan yana mutluyuz.]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=236</link>
<description>29 Ağustos 2008 Cuma Saat: 13:52 Kayıplarımız için yüreğimizde acılar olsada, tanınmaktan yana mutluyuz...
 YAŞASIN BAĞIMSIZ ABHAZYA, YAŞASIN G.OSETYA, YAŞASIN BAĞIMSIZLIĞA DESTEK VERENLER!...

Altıkesek Köyü  Gönderen: İsmail ÇELİK</description>
<author>İsmail ÇELİK</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Tanışma Platformu]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=21</link>
<description>28 Ağustos 2008 Perşembe Saat: 13:23 mesaj sanırım küfür içeriyor değiştirildiğine göre Gönderen: Nart KÖK</description>
<author>Nart KÖK</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Bom Oyunu]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=24</link>
<description>28 Ağustos 2008 Perşembe Saat: 13:15 Yanlış yazdınız [:D][:D][:D][:D][:D]  BOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOMMMMMMMMM !!! Gönderen: Nart KÖK</description>
<author>Nart KÖK</author><category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: ALTTAKİ ÜYE BOŞ BOŞ DURMA ÇALIŞ]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=162</link>
<description>25 Ağustos 2008 Pazartesi Saat: 14:47 şiiri bilmemde alttaki üye sen bana fıkra anlat:) Gönderen: logaje_hayrullah</description>
<author>logaje_hayrullah</author><category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Bom Oyunu]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=24</link>
<description>25 Ağustos 2008 Pazartesi Saat: 14:42 uzun bir aradan sonra hehe 158 Gönderen: logaje_hayrullah</description>
<author>logaje_hayrullah</author><category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=235</link>
<description>16 Ağustos 2008 Cumartesi Saat: 22:17 sitemizin siz saygı deger üyeleri mübarek berat kandilinizi kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim!!! Gönderen: logaje_hayrullah</description>
<author>logaje_hayrullah</author><category><![CDATA[Bayram &amp; Kandil ve Özel Günler Mesajları]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=235</link>
<description>16 Ağustos 2008 Cumartesi Saat: 19:16  Cennet yolcusu bahtiyar kullardan olmanız dileğiyle hayırlı kandiller... Gönderen: amara</description>
<author>amara</author><category><![CDATA[Bayram &amp; Kandil ve Özel Günler Mesajları]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=235</link>
<description>16 Ağustos 2008 Cumartesi Saat: 12:46 Tefsirlerde bu gece ile ilgili olarak şu şekilde izahlar yer almaktadır: Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, Allah Azze ve Celle de Berat Gecesinde mü\'min kullarına berat yazar. Zaten bu gecenin dört adı vardır: \&amp;quot;Mübarek Gece\&amp;quot;, \&amp;quot;Berae Gecesi\&amp;quot;Sakk Gecesi. Belge ve senet. (Allah Teala bu gece mü\'min kullarına beraet yazar)\&amp;quot;, \&amp;quot;Rahmet Gecesi.\&amp;quot; 
\&amp;quot;Berat, beraet\&amp;quot; kelimesi \&amp;quot;el-berâe\&amp;quot; kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir. 
\&amp;quot;Berâet\&amp;quot; iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü\\\'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Beraat Gecesi denmiştir. 
Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs\'teki Mescid-i Aksâ\'dan Mekke\'deki Kabe istikametine çevrilmesinin Hicretin ikinci yılında Beraat Gecesinde gerçekleştiğini kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır. 
Şöyle denilmiştir: Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri, Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi; diğeri ise Kadir gecesidir. 
Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak isimlendirilmiştir. 
Beraat gecesine \'Kefaret gecesi\' de denilir. Bir hadis-i şerifte, \&amp;quot;Kim bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez\&amp;quot; (İbn Mâce) buyrulmuştur. 
Bu gecenin bir adı da \&amp;quot;şefaat gecesi\&amp;quot;dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir: 
\&amp;quot;Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah\'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi.\&amp;quot; (Ebû Davud) 
Bu gecenin diğer bir ismi de \&amp;quot;mağfiret gecesi\&amp;quot;dir. Şu hadis-i şerif buna işaret eder: 
\&amp;quot;Allah Teala (c.c) Şaban\'ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder.\&amp;quot; (İbn Mâce) 
Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir. 
Beraat gecesi,Rabbimiz tevbe, istiğfar ederek pişmanlık duyan günahkârların cümlesini affedeceğini bildiriyor. Ancak şu sekiz sınıfın KESİN TEVBE ETMEDİKÇE bu aftan istifadelerinin olamayacağını da işaret ediyor: 
1-Allah\'a şirk koşanlar. 
2-Ana-babalarına isyan eden, onların kablerini kırıp gönüllerini yıkanlar. 
3-İçkiye devam edenler. 
4-Falcılık edip gelecekten haber verenler. 
5-Din kardeşine besledikleri kinden vazgeçmek istemeyenler. 
6-Adam öldürmekten pişmanlık duymayanlar. 
7-Nikâhsız aile ile yaşayanlar. 
8-Akrabalarıyla alâkayı kesip ihmal edenler. 
Şüphesiz ki bu günahların sahipleri bu gecede derin bir tevbe, istiğfarda bulunur da, kesin pişmanlık haline girerlerse ilâhi aftan yararlanırlar.İnsanlaraın aftan yararlanamama sebebi kesin, bir dönüş yapmayışları, ciddi bir tevbe, istiğfar haline girmemeleridir. 
Beraat Gecesinin Özelliği ve Önemi: 
Nasıl dünya işlerimizde genellikle yıllık bir kar zarar hesabı yapıyor ve bu hesaba göre gelecekle ilgili plan ve program hazırlıyorsak ; ahiretimizle ilgili hesapları da yapmamız gereklidir.Bu muhasebenin vakti üç ayların içindedir. Beraat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesiyle biten devreye rastlar. 
Duhan Sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin Beraat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle: 
\&amp;quot;O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.\\\&amp;quot; 
Bu âyetler hakkında iki görüş vardır. Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, bu mübarek gece Kadir Gecesidir. İkrime bin Ebi Cehil\'in de dahil olduğu bir grup alim ise; bu gecenin Beraat Gecesi olduğunu söylemişlerdir. Her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Beraat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir. Bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası nedir?
Yıllık kader programı: 
İbni Abbas\'tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırd edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir: 
Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir. 
Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir. 
Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir. 
Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil\'e verilir ki bu büyük bir melektir. 
Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir. 
Fahreddin er-Râzî\&amp;quot;nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir. (Hülâsâtül-Beyân. 13:5251.) 
Kur\'ân\'ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir: 
Beraat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir. 
Beraat Gecesi ibadeti: 
Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: 
Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: \&amp;quot;Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim 
Bu geceye mahsus belirli bir ibadet yoktur.Gecenin manevi değeri dolayısıyla çokça tevbe ve istiğfarla ,namaz, Kur\'ân tilaveti, zikir, ve salavatla,hayır dualarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır. Kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. 
Beraat Gecesi Duası 
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir: 
\&amp;quot;Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin. 
Beraat Duası 
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır: 
\&amp;quot;Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, \'Allah dilediğini  siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır.

 Gönderen: gcoskun</description>
<author>gcoskun</author><category><![CDATA[Bayram &amp; Kandil ve Özel Günler Mesajları]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Kafkaslarda ki savaş hk. temennimiz]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=234</link>
<description>14 Ağustos 2008 Perşembe Saat: 17:09 \&amp;quot;SOY KIRIM BİTMEDİKİ\&amp;quot; Başlığıyla ele aldığım (20/05/2008 tarihli) yazıda, Gürcülerin yanlışlarını şöyle belirtmek istemiştim... 

\&amp;quot;Bundan 15 yıl önce hem Gürcü, hem Abhaz ve hem de çevredeki kardeş halkların yaşadığı acılar, hem insanlığa hem de bu medeni çağa yakışmıyor! Özellikle teknolojinin ve harp sanayiinin ürkütücü boyutlara ulaştığı bu dönemde ve fakat savaşın çözüm olmadığı, Irak ve Afganistan olaylarından da anlaşılmalıdır... Dolaysıyla Sn. Mihail Şaakaşvili\'nin fazla güvenilir ve samimi görünmeyen eğilimlerinin Şevardnadze vari bir tutuma dönüşmemesi halisane temennimizdir. Yaşanan onca elim olaylar göz önüne alınarak Gürcü halkı buna ve yeni bir maceraya izin vermemelidir.\&amp;quot; Ayrıca:

Sn. Sami Ohen\'in (06/05/2008) Milliyet Gazetesindeki \&amp;quot;KAFKASYA OYUNU\&amp;quot; yazısını değerlendirmemde de şu hususu işaret etmiştim...

Sayın Kohen, konu ettiğiniz:  \&amp;quot;Abhazya yüzünden Rusya ile Gürcistan arasında savaş çıkar mı? Endişesini yaratan gerilim\&amp;quot; esasında:  Sayın Mihail Şaakaşvili\'nin, Şevardnadze vari kopardığı yaygaralarla ilişkilidir.  Esası: \&amp;quot;Ruslar siz bu işe karışmayın ben Abhazları iç edecem\&amp;quot; niyetine dayanıyor!..  Belirttiğiniz gibi: Hem Osetya, hemde Abhazya\'nın kendi kendini yönetecek durumda olduğu genellikle  bilinmektedir... Tanınmıyor hususuna gelince, Kıbrıs\'da tanınmıyor ama bir şkilde hem onurunu koruyor hemde hayatiyetini sürdürüyor. Eğer, üzerinde durduğunuz \&amp;quot;Gerilim\&amp;quot; Kafkasya da yaşanmasın isteniyorsa, görünen tek çözüm: Gürcistan yönetimi\'nin tekrar bir macaraya girmeden. Geçmişten gelen Stalin, Beria, Gamsahurdia ve Şevardnadze vari tutum ve davranışlardan, zihniyetden  vaz geçerek  Sayın Mihail Şaakaşvili, bu iki küçük çumhuriyetin bağımsızlığını dikkate almalı ve iyi komşuluk münasebetlerini ciddi anlamda düşünmelidir. Gürcistan, o yörenin en çok nufuslu ülkesidir. Dolayısıyla komşularına iyi örnek olması gerekmezmi ve bu husus biraz uzağa bakılırsa Gürcistan için daha yararlı olmazmı?... Hususunu belirtmiştim! Fakat görüldüğü gibi Gürcü yöneticilerinin hırsı akıllarını çok aşmakta, ihtiraslarını HAÇ\'la süslemekte, insan kanı dökmekten hiç çekinmemekte-dirler. Şu son dönemde yaptıkları caniyane baskınla bir gecede üçbin Oset insanının canına kıydıkları halde, birde utanmadan dünya kamu oyuna,  \&amp;quot;Rusların kendilerine soykırım uyguladıkları\&amp;quot; çığırtkanlığıyla, neden oldukları vahşeti örtmeye çalışmaktadırlar. Ne diyelim Allah islah etsin ve böylelerinin şerrinden Allah bütün insanlığı korusun!... 

Yaratıldığına inananların, farkında olmasa da inanmayanların da, bütün insanların Allahı birdir. Onun için bütün dünya insanlığı, Yaradanın insana tanıdığı yaşama hakkına saygılı olmaya çalışalım. Barışın ve huzurun hükümran olduğu bir dünya dileğiyle, bütün site müdavimlerine selamlar.


 Gönderen: Bıcra Saim</description>
<author>Bıcra Saim</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: son mesajı kim yazacak??]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=147</link>
<description>13 Ağustos 2008 Çarşamba Saat: 13:42 çok sevinmeyin ben geldiiiim..! Gönderen: şey_ma</description>
<author>şey_ma</author><category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: duyarlılığa davet]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=233</link>
<description>12 Ağustos 2008 Salı Saat: 15:46 çoğunlukla haberlerini alıntıladığım ve burada paylaştığım ajankafkas bir imza kampanyası dahilinde güzel bir dilekçe yayınlamış ben de bugün farkettim, ilgilenenler için aşağıya kopyalıyorum...

-----------------------------


Gürcü Halkına,

 
Biz aşağıda imzası bulunanlar Gürcü halkından; Mevcut Gürcü devleti, hükümeti ve onu yöneten Mihail Saakaşvili&amp;amp;#8217;nin çılgın maceralarına ortak olmamalarını, politik kariyer ve popülizm uğruna Gürcü ve diğer Kafkasya halklarının geleceğini ipotek altına alacak saldırıları destekleyen maceraperest Gürcülere alet olmamalarını diliyoruz. Kafkasya ancak Kafkasya halkları beraber, barış içinde, birbirlerinin haklarına ve bağımsızlıklarına saygı içinde yaşadığı sürece huzura kavuşabilir.

Henüz 18. Yüzyılda bu gerekliliğin farkında olan Kafkasyalılar, Gürcü Kralı II.İrakli&amp;amp;#8217;nin 1783&amp;amp;#8217;de Rusya ile dostluk ve himaye antlaşması imzalamasına kadar bu düşünceye temelden inanmışlardı. Bolşevik ihtilalinin gerçekleştiği günlerde de yabancıların kışkırtıcı rolü ve Mihail Saakaşvili benzeri liderlerin kariyerist ve popülist tavırları olmasaydı, bugün Kafkasya halklarının tümünü konfederatif bir yapı içinde kucaklayan bir devlet yaşıyor olacaktı. 10 Haziran 1921&amp;amp;#8217;de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti&amp;amp;#8217;ni temsilen Abdülmecid Çermoy, Gürcistan&amp;amp;#8217;ı temsilen Çenkeli, Azerbaycan&amp;amp;#8217;ı temsilen Ali Merdan Topçubaşı ve Ermenistan&amp;amp;#8217;ı temsilen Agoronyan&amp;amp;#8217;ın imza koyarak dünyaya yaptıkları duyuru Kafkas halklarının bir birlik içinde bağımsızlığı, ekonomik refahı sağlayıp, aralarındaki ihtilafları çözerek, hep beraber bir devlet formunda, bir arada yaşama isteklerini resmen ifade ediyordu. Bu süreç 14 Temmuz 1934 tarihinde Kuzey Kafkasya, Gürcü ve Azerbaycanlı delegelerin Brüksel&amp;amp;#8217;de Kafkasya Konfederasyon anlaşmasını imzalaması ile amaçlanan noktaya bir adım daha yaklaştı. Ancak bugün olduğu gibi o zamanda Kafkasya&amp;amp;#8217;da huzur ve barışı istemeyenler, Kafkasya halklarının arasına düşmanlık tohumları ekerek, onları birbirlerine kırdırarak buna engel oldular. Kendisi de bir Kafkasyalı olan Stalin&amp;amp;#8217;in zulmünden en büyük payı Kafkasya aldı. Onun bölüp, dağıttığı yapı bugün için referans olamaz.

1988 &amp;amp;#8211; 1992 arasında Güney Osetya&amp;amp;#8217;da Gürcülerle Osetler arasında cereyan eden olaylar, 1992-1993 Abhaz &amp;amp;#8211; Gürcü savaşı da Mihail Saakaşvili gibi bu huzuru istemeyen güçlerin eseriydi. Bugün yaşananlar da Saakaşvili ve benzeri Gürcü yöneticilerin çarpıtılmış Kafkas ve Gürcü tarihi ile kışkırttığı insanlar tarafından icra edildi. Dünyanın kabul ettiği, onlarca farklı ulusa mensup tarihçilerin yazdığı bir Kafkasya tarihi varken, bazı şoven ve yönlendirilmiş Gürcü tarihçilerin yazdığı uydurma tarihe inanmamalısınız.

Gürcü halkı..! Gürcistan Gürcü toprağı olduğu kadar, Osetya Osetlerin, Abhazya Abhazların, Çerkesya Çerkeslerin, Çeçenya Çeçenlerin, yani Kafkasya&amp;amp;#8217;nın her karışı bir Kafkas Halkının toprağıdır. Bu halkların birbirine düşmesinden onları birbirine düşürmek isteyenlerden başka kimse fayda sağlamaz. En son yaşananlar da bunun bariz bir göstergesidir.

Biz sizden, sizi kandıran, Kafkasyalı olan sizleri diğer Kafkasyalılara düşman eden yönetici ve ideolojilerden kurtulup, Kafkasyalılık bilinci içinde hareket etmenizi ve aydınlık Kafkasya geleceği için bir başlangıç yapmanızı istiyoruz. Kafkasya&amp;amp;#8217;yı beraber aydınlatalım.
 
-------------------------

dilekçenin altına şöyle bir ibare eklenmiş \\\\\\\&amp;quot;Duygularımızı siz de paylaşıyorsanız aşağıdaki imza formunu doldurabalirsiniz.\\\\\\\&amp;quot;
işte link 
[url]http://www.archivekavkaz.com/osetyaimza/[/url][ack]http://www.archivekavkaz.com/osetyaimza/[/ack] Gönderen: ahra</description>
<author>ahra</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: duyarlılığa davet]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=233</link>
<description>12 Ağustos 2008 Salı Saat: 15:40 takvim gaztesinin dün yayınladığı bu son derece seviyesiz haberi aktarıyorum okumayanlar için
lütfen tepkisiz kalmayın
lütfen...

------------------------------------------------------------


Abhazyalı vekilden küstahça açıklama




Geçtiğimiz Nisan ayında Türkiye\'ye gelen ve bölgesi için adeta yalvaran Abhazya Milletvekili Soner Gogua, Kafkaslar\'da Rusya ile Gürcistan arasındaki gerilimin nedeninin Türkiye olduğunu söyledi. 


***

Abhazyalı vekil kaşınıyor

Geçtiğimiz Nisan ayında Türkiye\'ye gelen ve bölgesi için adeta yalvaran Abhazya Milletvekili Soner Gogua, Kafkaslar\'da Rusya ile Gürcistan arasındaki gerilimin nedeninin Türkiye olduğunu söyledi. 

TÜRKİYE CESARET VERMİŞ! 
Türkiye\'nin, Gürcü subaylarına eğitim verdiğini ve silah yardımında bulunduğunu hatırlatan Gogua, Gürcistan\'ın Güney Osetya\'ya dönük harekatına Türkiye\'den aldığı bu desteğin cesaret verdiğini iddia etti. Türkiye\'de olduğu günlerde ülkemiz için övgüler dizen Gogua, Türk hükümetinden Gürcistan\'a baskı yaparak sorunun barışçıl yollarla çözülmesi için politika üretmesini istedi. 

-----------------------------------------

söyleyecek bir çift sözü olanlar için işte adres:
takvim@takvim.com.tr  Gönderen: ahra</description>
<author>ahra</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: duyarlılığa davet]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=233</link>
<description>12 Ağustos 2008 Salı Saat: 02:21 slm herkese erdinç abininde dedigi gibi tarih boyunca bızım en buyuk düşmanımız olan bızı dünyanın 4 bır köşesine sürgün eden rusya bugun bızım yanımızdaymıs gıbı duruyor ama sunu hıc bır zaman unutmayalımkı rusdan bıze hıc bır zaman dost olmaz olursada ecdadımızın kemikleri sizlar gürcüstan bu gun abd ve bazı ulkelerın sımartmasının cezasını cekiyor BU ÜLKELERE ABHAZYA MİLLET VEKİMİZİMİZ SN SONER GOGUA NINDA DEDIGI GIBI TÜRKİYEDE DAHİL arkadaslar üstüne üslük gürcistan bırde  haksız yere bınlerce cana kıyan o degılmıs gıbı ahlaksizca   mazlum rolunu oynuyor dilerim  allahtan rusyayıda gurcustanıda yer yuzunde siler ve gene dilerim allahtan çerkez toplumu hakettıgı huzur ve rafahı bulur ABHAZYAM SEN SAKIN OYUNA GELME BASKALARI SENI KULLAMASIN SEN BASKALARINI KULLAN  Gönderen: afajij levent</description>
<author>afajij levent</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Kafkaslarda ki savaş hk. temennimiz]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=234</link>
<description>11 Ağustos 2008 Pazartesi Saat: 17:20 MASUM İNSANLARIN AKAN KANLARININ DURDURULMASI YÖNÜNDE ULUSLARARASI TOPLUM ÇİFTE STANDART UYGULAMAKTAN VAZGEÇİP BİRAN ÖNCE OLAYA MÜDAHALE ETMESİNİN ZAMANIN GELDİDE GEÇİYOR BİLE. KAFKASLARDA AKAN KANLARIN KARADENİZİN RENGİNİ DEĞİŞTİRDİĞİ GÜNLERİ YENİDEN YAŞAMAMAK DİLEĞİYLE... Gönderen: gcoskun</description>
<author>gcoskun</author><category><![CDATA[Genel Konular
]]></category>
</item>
</channel>
</rss>