Bugün : 11 Aralık 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 12
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.226.227.175
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 47059931
Toplam Tekil Hit : 17567990
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4747
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : KAFFED İSTİŞARİ TOPLANTISI NA KATILIM
İsim : Saim
Soyisim : TUÇ
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

KAFFED İSTİŞARİ TOPLANTISI NA KATILIM
Saim Tuç BİC-RA (25 Nisan 2013)

Eğer aktarımlar yanlış değilse: Bundan 2563 Yıl önce yaşamış büyük Çin düşünürü Konfiçyüs diyor ki: ?Yolu ayrı olanlar birbirlerine danışmazlar) Danışmak, eski Çerkes çamiasın da sorunların halli konusunda başvurulan en önemli yöntemdi. Çünkü hata danışana değil, yanlış yönlendirene danışılana dönük olurdu. Kaffed?in yaptığı bu istişâri mahiyetli toplantıları: Halkının nabzını tutmak ve yanında hissetmek anlamında değerlendiriyor ve geleneğimize de uygun bulduğum için takdirle karşıladığımı belirtmek, bu meyanda maziden gele bazı özet aktarımlarda bulunmak istiyorum?

GEÇMİŞ
Bilindiği gibi: Bizlerin ?kadim ata topraklarımızda? yaşayalım istenmediği için ÇARLIK RUSYA-SI tarafından halkımıza soykırım ve sürgün uygulanmışmiştır! Bu acı olaydan geriye kalan insanlarımızı OSMANLI HANEDANLIĞI kendi bekası için tehlikeli bulduğu bölgelere fedai olarak yerleştirme yolunu seçmiştir. SOVYET DÖNEMİN DE, Lenin yöntemleriyle: Orada kalan bir avuç insanımıza kendi dilleriyle okuma-yazma hakkı tanınmış. Oyunlarımıza (Folklörik) gösteri mahiyeti kazandırılarak ve RODİNA Derneği kanalıyla, Kafkasya dışındaki Çerkesleri etkilemek üzere propaganda aracı olarak kullanmıştır. İç bünyede ise bütün değerler Xabze ve İnanç dahil tümü erozyona tabi tutulmuş, bilindiği gibi çoğrafya küçük birimlere ayrılmış, güdümlü küçük özerk bölgelere dönüştürülmek suretiyle: Halkların birbirlerine ulaşması ve uzlaşmaları önlenmeye çalışılmıştır. CUMHURİYET TÜRKİYE-SİNE dönersek: Kuruluşunda, onca fedakarlık ve katkıya rağmen Sovyetlerin tanıdığı haklar bile tanınmadığı gibi, kendi kültürümüzü işlerme ve geliştirme imkânı da verilmeyerek, hepimiz Türklük potası içinde ısrarla eritilmek istenmişizdir?

Çok ayrıntıları olduğu halde, kıssaca açıkladığım bu yaşanmışlara! Geriye dönüp baktığımız da: Hiçbir zaman İki elimizi bir başımıza yetirecek imkan bulamadığımızı görürüz. Hep başkalarına yaranmak için çabalamışız, ne kendi kedimize dost olbilmiş, ne de halkımıza yarar sağlayabilmişiz. Çalışmalarımızda edinebildiğimiz küçük nemalarla yetinmiş ve ekonomik alanda cılız kalmışız.. Ne hırsızla hırsız, ne arsızla arsız olabilmiş, daima sakınarak yaşamış ve AYIP kavramıyla kendimizi sınırlamışız. Atalarımızın, ?Aralarında yaşadıklarınz körse, sizde gözlerinizi yumun!? öğüdüne rağmen ne bu çıkarcı toplum ve guruplara uyum sağlayabilmiş ve nede yaranabilmişiz.

DEĞERLENDİRME
Hayatın en zor yanlarından biri: ?Sorumluluklarınızın bilincinde olduğunuz halde onun gereklarini yerine getirme imkân ve ortamı bulamamaktır. Dolaysıyla: Olumsuz bir ortamda ilkeli yaşamaya kalkmak ve kişilikli olmak hayatın en büyük dezavantajlarından biridir. Eğer farklıysanız işlerine yaradığınız sürece baş tacı edilir, iş bitiminden sonra ya itilir ya da herhangi bir şekilde bertaraf edilirsiniz.

Türkiye?de yaşanan bu ve benzeri yığınla olumsuzluklar karşısında, yeni yetişen birçok gencimiz, haklı olarak gelecek arayışına girdiler ve Rodina?nın da söylemlerinin etkisi altında, ?Alışamayan Ceylan doğduğu yere geri döner? (Yemsa Bılane şalhoam yokoelaj) kabilinden, geleceği Kafkasya ya dönüşte aramaya başladılar. Burada şu inancımı açıkca belirtmek te fayda görüyorum: Ne Sovyet döneminde, nede sonrasında Kafkasya ya Ciddi anlamda bir DÖNÜŞ Yapılsın istenmemiştir. Çarlık Rusyasında olduğu gibi sonrasında da Kafkasya Coğrafyasında hiçbir zaman ?Güçlü bir Çerkes Camiası? olsun istenmedi ve istenmeyecektirde. Kafkasya ile ilişkilerde bu hususun dikkatle gözlenmesi lazımdır diye düşünürüm.

XABZE
Her toplumun geçmişten gelen kazanımları vardır. Demokrasi, ileri ülkelerin bu kazanımlarının bir kılıfı, aracı olarak kullanılır. Öyle değilse bile demokrasi, halkların özüne dönük olmalıdır. İşte bizim şanssızlığımız ve yanılgımız burada ortaya çıkıyor: Eski Çerkeslerin örgütlülüğü dikkate alınmadan, Çerkeslerin yeniden; ?Demokratik Anlamda Çerkes Dernekciliği? yöntemiyle örgütlenmiş olması, bana göre bütün sorunların ve zorlukların ana kaynağını oluşturmuştur. Bu nedenle ne maksada uygun klasik dernekcilik yapabiliyoruz ve nede halkımızı bir araya getirecek ya da tutacak ilkelere sahibiz.

Eski bir atasözümüz var: ? Uyarı bir haftalıksa emanet usül üç günlüktür? anlamına gelen? Biz durmadan ?XABZE?den ve uygulamalarından söz ediyoruz ama, her nedense ciddi anlamda İçeriği ve kapsamı nedir konusunda gereği gibi düşünmüyoruz! Dolayısıyla bugün revaçta olan ?AKİL adam, BAŞKANLIK sistemini ve EYALET nedir? Hatta Reisi cumhurdan başlayıp köy muhtarlığına kadar varan DEVLET Yapılanmasını KIYAS yoluyla Xabze?nin içinden çıkarmak mümkündür. Şunu söylemek istiyorum: Biz devlet değiliz, hiçbir yerde (Yeni Abhazya dışında) SİYASİ BAĞIMSIZLIĞIMIZ Yok! Dolaysıyla bizi bir arada tutacak kural ve yöntemlere ihtiyacımız var. Ya ödünsüz siyasallaşmaya yönelmeli yâda bizi birarada tutacak kural ve yöntemler edinmeliyiz! Burada Sakarya Dernek Başkanı Syn Muharrem Saran?ın şu tesbitini önemsediğimi belirtmeliyim: ?Ya kendi demokrasimizi oluşturacağız ya da evrensel yöntemlere talip olacağız.?

SONUÇ
Bu günlerde Türkiye nazik bir ortamdan geçmektedir. Geleceğin ne getireceğide fazla net değil? Böylesi ortamlara Camiamızın hazırlıklı olması gerekmiyormu? Ama baktığımızda hayli ayrıştığımızı ve dahada ayrıştırılmak istendiğimiz görülüyor. Yaklaşım hataları nedeniyle Aphazfed kuruluşuna şahsen karşı çıkanlardan biriydim! Aslında onları suçlamıyor, onlara laf anlatamayan büyüklerini sorumlu tutuyor ve kuruluşla da hiç ilgilenmiyordum. Ama son gelişmeler karşısında: KAFFED-İN isminin değiştirilme isteği, Çerkes ismi alarak ?Çerkes-leşilebileceği? hevesi: Konfederasyon yanlısı Apazfed-i biraz meşrulaştırır gibi olmuştur; ÇERKES FEDERASYONU kurulması ise bu görüşü daha da kuvvetlendirmiştir. Dolaysıyla bu ayrışma başlangıcında, Abazaların ?Yenkucva yeysıva vasaxçab? (Ayrılırken dövüşenler çobanlardır) anlamındaki duruma düşmemek için: Her boyun kendi derneğini kurması ve delegeler yoluyla bir üst birlikte bütünleşmesi, hususundaki (60 Lı yıllardan gelen) eski düşüncemi tazeledi. Dolaysıyla Syn Yusuf Taymaz?ın Guşef Veb sayfasında okuduğum bir yazısının son paragrafını Kaffed mensuplarının dikkate almalarını arzuladım ve önerdim.

?KAFFED, HER HALKA BÜNYESİ İÇİNDE ÖZERK ÖRGÜTLENME İMKÂNINI TANIYARAK, BÜTÜN KUZEY KAFKASYA HALKLARININ KİTLE ÖRGÜTÜ OLARAK YAPISINI GÜÇLENDİREREK İLERLEMELİDİR?

Saim Tuç Bic-ra


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 10.07.2013
Anı Hit : 707



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
Yorum Gönderilmemiş..
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..