Bugün : 20 Kasım 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 12
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.225.36.143
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 45851850
Toplam Tekil Hit : 17229506
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4743
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : DOĞRU HABER
İsim : İSMET
Soyisim : BORAN
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

DOĞRU HABER

İslam ilahi vahye dayanan köklü bir medeniyettir. Vahiy ise yüce Allah'ın ilahi hakikatleri Peygamberlere bildirme yolunun adıdır. Bu bakımdan vahiy, bir haber verme olayıdır. Peygamberler de Allah'tan kullarına haberler, buyruklar, müjdeler, öğütler ve ikazlar getiren habercilerdir. Doğruluk anlamına gelen "sıdk" peygamberlerin en başta gelen vasıflarındandır. Peygamber efendimizin haber verdiği ilahi hakikatlerin üzerinden on dört asırdan fazla zaman geçmesine rağmen, onlarda herhangi bir değişiklik, eksiltme ve ekleme olmamıştır.
Kutlu haber silsilesinin son halkası Hz. Peygamberin haber verdiklerine kulak vermek, onları anlamak ve uygulamak, dünya ve ahiret mutluluğuna erişmek için şarttır. Hz. Peygamberin çağrısının en başında ise Müslümanların daima doğru ve dürüst olmaları, yalandan ve yalancılıktan uzak durmaları gelmektir. Buna göre; olgun bir Müslüman her zaman, gerçeği ve doğruyu söylemeli, hakka tanıklık etmeli, gerçeği ters yüz etme, abartma, muhatabını yanıltma, iftira ve bühtandan da kesinlikle uzak durmalıdır.
Hucurat süresinin 6. ayetinde işitilen her habere itibar edilmemesi, haberin ve haber verenin mutlaka araştırılması, böylelikle fert ve topluma zarar verici davranışlardan kaçınılması gerektiği vurgulanmaktadır. Yalan yanlış haber vermek veya gerçek dışı beyanda bulunmak ne kadar veballi bir davranış ise duyduğumuz haberlerin doğru olup olmadığını araştırmadan hepsini doğru kabul ederek üzerine hüküm bina etmek de dini ve ahlaki açıdan o kadar veballi bir davranıştır. İsra süresinin 36. ayetinde; "Bilmediğin bir şeyin ardına düşme, çünkü doğrusu kulak, göz ve kalp bunların her biri ondan sorumludur" İnsanın gözünün, kulağının ve kalbinin her türlü tasarrufundan sorumlu tutulacağı çok açık bir şekilde ifade edilmektedir. Peygamber efendimiz de "kişiye yalan olarak her duyduğunu söylemesi yeter" (Müslim 1/10) buyurmuşlardır.
Yalan haber kuşkusuz fert ve topluma büyük zararlar verir. Fitnenin, fesadın hatta savaşların çıkmasına, dostlukların sona ermesine, hakların zayi olmasına, masumların zarar görmesine ve benzeri birçok olumsuzluğa vesile olur. Zaman zaman bir yanlış haber yüzünden ocakların söndüğüne, insanların perişan olduğuna şahit olmaktayız. Bu bakımdan duyduğumuz haberin aslını araştırıp doğrusunu öğrenmeye çalışalım, doğrusunu öğrenmeden onunla asla amel etmeyelim. Ayrıca bize sır olarak emanet edilen haberleri de saklamasını bilelim. İnsanların özel hayatlarına müdahale anlamına gelecek, kişilikleri zedeleyici durumların araştırılıp ortaya konulması çabalarından da uzak durmaya çalışalım.
Kitle iletişim araçlarının sağladığı imkânlarla yoğun haber bombardımanı altında yaşadığımız şu günlerde gerek fert ve gerekse toplumsal huzurumuzun temini ve muhafazası için İslam'ın haber konusunda belirlediği ahlaki kurallara uymayı şiar edinelim.

İSMET BORAN


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 04.02.2010
Anı Hit : 1402



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
Yorum Gönderilmemiş..
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..