Bugün : 18 Kasım 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 9
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.80.33.183
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 45831794
Toplam Tekil Hit : 17219661
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4742
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : ORUÇ NEFSİN TERBİYESİDİR
İsim : İSMET
Soyisim : BORAN
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

ORUÇ NEFSİN TERBİYESİ

İslam dininin temel esaslarından biri de oruç ibadetidir. Hicretin ikinci yılında Müslümanlara farz kılındı. Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Allah Kur-ân-ı Kerimde "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı." (2/l83) buyurmaktadır.
Allah'ın emrini yerine getirmek, ona yakın olmak, hakkın rızasını kazanmak amacıyla niyet ederek, tan yerinin ağarmasından itibaren güneşin batmasına kadar geçen zaman içinde, nefsi yemekten, içmekten, nefsanî arzulardan uzak tutmaktır.
İslam'ın ilk yıllarında her ay üç gün oruç tutulurdu. Sehabilerden Muaz b.cebel. İbni Abbas tan yapılan rivayetlere göre Nuh Peygamberden, Hz. Muhammed (as.) efendimize kadar gelip geçen bütün peygamberler ve onların ümmetleri her ay üç gün oruç tutarlarmış.
Allah, bunu yukarıdaki ayetle hükümsüz bırakarak sadece Ramazan ayının tamamında oruç tutmayı farz kılmış oldu. Hasta ve yolcu için ruhsat verildi. Oruç tutmaya güç yetiremeyen yaşlıların ve iyileşmesi umulmayan hastaların ise her gün bir yoksulu doyurmaları veya fidye vermeleri, fidye verecek durumda olmayanların istiğfarla yetinmesi ise ayrı bir kolaylık olarak getirdi.
Fidye; Buğdaydan yarım sâ (l667 gr) arpa, üzüm ve hurmadan bir sâ (3334 gr) dır. Bu standart bir ölçüdür. Günün rayicine göre hesaplanarak nakit olarak da verilebilir.
Yolcuya (seferiye) ruhsat vardır. Ancak yolcunun niyet etmesi şarttır. Niyet etmeden seferilik geçerli değildir. Niyetle normal bir yürüyüşle 18 saatlik bir yola çıkan, 15 günden az bir süre ile bir beldeye yolculuk ederse ibadetlerini seferi olarak eda eder. (İbni Abidin Raddül Muhtar clt:1 sh:730) Ramazanda oruç tutmamak gayesiyle sefere çıkarsa Allah katında sorumludur. Seferilikte oruç sağlığa zarar vermezse, seferinin oruç tutması kendisi için daha hayırlıdır. (Halebi ve mülteka ct:1 sh:267)
Allah'ın sunduğu kolaylıklardan biri de orucun kameri yıla göre tutulmasıdır. Güneş yılına göre değil. Bu ikisi arasında bilindiği gibi on bir gün fark vardır. Böylece bu ibadet her mevsimde tutulsun. Müminler arasında uzun ve kısa, sıcak ve soğuk günlerde eşitlik sağlaması amacı güdülmüştür.
Kur-ân'ın Ramazan ayında indirildiği bildiriliyor Sahih hadislerden de anlaşıldığı üzere Kur-ân Ramazan ayının Kadir gecesinde tamamı levhi mahfuz dünya semasından Beytü'l-izzet'e indirildiğini beyan edilmektedir.
Sevgili Peygamberimiz Ramazan'ın önemi hakkında şöyle buyurmuştur;
- Bir kimse Ramazan'ın faziletine inanarak ve mükâfatını Allah'tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.
- Ramazan'ın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur.
- Oruç insanı cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden kalkan (siper) gibidir.
- Oruçlu, kendisiyle itişmek ve dalaşmak isteyene iki defa "ben oruçluyum" desin. Ruhum yedi kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki oruçlu ağzın (açlık) kokusu Allah indinde misk kokusundan temizdir.
- Oruç tutan kimseler, cennete reyyan isimli kapısından girerler.
- Ramazan orucunu tutan ve buna şevval ayında altı oruç daha ekleyen kişi, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibidir.
- Her şeyin bir zekâtı var, bedenin zekâtı da oruçtur.
- Sahur yiyiniz, çünkü sahurda bereket vardır.
- Oruç, tutunuz, sıhhat bulursunuz.
Cenabı hak buyurmuştur ki; "Oruçlu kimse, benim rızam için yemesini, içmesini, cinsi arzusunu bırakmıştır. Oruç, doğrudan doğruya bana edilen (riya karışmayan) bir ibadettir. Onun (sayısız) sevabını da doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki başka ibadetlerin hepsi on misliyle ödenmektedir."
Mübarek Ramazan ayı sabır, iyilik ve güzellik ayıdır. Müslümanların rızkının arttırıldığı bir aydır. Her kim, bu ayda oruçlu bir kimseyi iftar ettirirse, günahların affına ve cehennemden kurtuluşuna vesile olur. İftar davetlerinde lüks ve israftan kaçınılmalı ve bu davetlerde fakirlere de yer verilmelidir. Sevgili Peygamberimiz bizleri şöyle ikaz etmektedir; "En kötü davet, zenginlerin çağırılıp, fakirlerin çağrılmadığı davettir."
Bir ay müddetle kötü söz ve kötü hareketten uzaklaşan Müslüman, bütün iyi ahlakları edinme imkânına sahiptir. Ancak oruçlu insan, daha dikkatli ve daha hassas olma durumundadır. Sevgili Peygamberimiz bu hususu şöyle buyurmaktadır; "Kim yalan söylemeyi bırakmazsa, Cenabı Hak o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına hiç kıymet vermez, iltifat buyurmaz."
Allah, senenin bir ayında orucu üzerimize farz kılmıştır. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Ramazan ayının gündüzü, gecesi ve her saniyesi çok hayırlıdır. Zira dua ve niyazların kabul gördüğü anlardır. Gündüz oruç, gece teravih, sahur ve nafile ibadetler, zekât ve fidyelerle zayıf unsurları da gözetmek suretiyle içinde doyulmaz bir haz ve neşe vardır. Hele oruç tutanlar, yaptıkları ibadetleri iyi bilirler ki, bu mübarek ay kadar dünyada lezzetli bir şey yoktur. Bu mübarek ayı bir fırsat bilerek oruçla, namazla, nafile ibadet ve Hayri hasenatla kalbimizin pasını silip, Allah'ın rahmetini, yağan yağmur gibi bereketini ve rızasını kazanmak dileğiyle 21.08.2009 Cuma günü başlangıcı olan Mübarek Ramazan ayını müjdeler tüm ibadet, hayır ve hasenatların kabulünü yüce Allah'tan niyaz ederim. l9.08.2009

İSMET BORAN


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 19.08.2009
Anı Hit : 1367



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
Yorum Gönderilmemiş..
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..