Bugün : 22 Kasım 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 28
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.225.36.143
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 45894072
Toplam Tekil Hit : 17250439
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4744
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : DEĞERİNİ BİLMEK
İsim : İSMET
Soyisim : BORAN
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

DEĞERİNİ BİLMEK

Vaktiyle ergin bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline kocaman iri bir pırlanta verip: "Oğlum" der "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en son olarak da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece "fiyatlarını" ve "ne dediklerini öğren", gel bana bildir."
Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu alır mısınız?" diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der. Mürit teşekkür edip çıkar.
Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur.
Üçüncü olarak semerciye gider: "Buna ne verirsiniz?" diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, "Bu" der "benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."
Mürit en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. "Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Mürit sorar: "Siz ne veriyorsunuz?", "Ne istiyorsan veririm." Mürit, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: "Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Mürit emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Şeyhinin yanına dönen mürit büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: "EEE oğlum bundan ne anladın?"
Müridin verdiği cevap çok doğrudur: "Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir."
Şeyh ilave eder: "İşte oğlum sen de, sana verdiklerimi, bildirdiklerimi ve öğrettiklerimi onun kıymetini bilmeyenlere verme. Eğer mutlaka bir kimseye vermek istiyorsan, önce vereceklerinin kıymetini tanıt, onlara saygıyı öğret, sonra ver."
Niceleri vardır ki, nadide güllerden meydana gelen şahane gül bahçesini, dikenli otlardan meydana gelmiş otlar sanır da çiğner geçerler.
ANONİM.
İSMET BORAN


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 10.08.2009
Anı Hit : 1228



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
Yorum Gönderilmemiş..
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..