Bugün : 20 Kasım 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 12
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.225.36.143
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 45851868
Toplam Tekil Hit : 17229511
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4743
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : TİCARET AHLAKI
İsim : İSMET
Soyisim : BORAN
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

TİCARET AHLAKI

İslamda ticaret helal kazanç yollarından biridir. Nitekim Yüce Allah Kuranı Kerimde, insanlarla alışverişi helal kıldığını bildirir (Bakara,273). Cuma namazını kıldıktan sonra rızıklarını kazanmak üzere yeryüzüne dağılıp Allah ın lütfundan (rızkından) talep etmelerini ister (Cuma l0-ll). İç ve dış ticareti teşvik eder (Müzzemmil,20;). Haccın hikmetleri arasında dünyevi ve uhrevi menfaatlerini görmeyi ve elde etmeyi (hac28) de sayar.
Ticaretin tarihi insanlığın tarihi ile yaşıttır denebilir. Nitekim ilk insan ve ilk Peygamber Âdem (as.) ın, o günün şartlarına göre çiftçilik, dokumacılık, fırıncılık ve aşçılık yaptığı nakledilmektedir. Yine İdris (as) terzilik, İbrahim (as) kumaş ticareti, Nuh (as) ile Zekeriyya (as) marangozluk, İsa (as) kunduracılık, Eyüp (as) çiftçilik mesleğinin öncüleri olmuşlardır. Ayrıca Davut (as) zırh yapmış ve yaptığı zırhı satarak hem geçimini sağlamış hem de sadaka vermiştir (tuğra yay.ist.l992). Süleyman (as) ise yüce Allah ın yardımıyla rüzgâr enerjisinden ve cinleri iş gücünden yararlanmış göz kamaştıran sarayların inşası onun iktidarının simgesi olmuştur.(Neml,40)
Allah Resulü Hz. Muhammed (sav) de daha peygamberlik gelmeden önce Mekke de ticaret yapmış, zaman zaman ülke dışına ticari amaçlı seferlere çıkmış ve hayatının her alanında olduğu gibi, ticari alanda da doğru sözlü ve dürüst kişiliği nedeniyle El-Emin (en güvenilir) kişi diye anılmıştır. Peygamber olduktan sonra da ticari hayata ölçüler getirmiş ve Doğru sözlü ve güvenilir tüccar, (ahirette) Peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir. (Tirmizi) buyurarak müminlerden dürüst ticaret yapmalarını istemiştir. Kendisine hangi kazancın daha üstün olduğunu soranlara ise; Kişinin elinin emeği ve dürüst yapılan alışveriştir (Ahmad b.Hanbel) şeklinde cevap vermiştir. Mekke den Medine ye hicret ettiklerinde de yaptıkları en önemli icraatlarından biri, daha sonra (Medine pazarı) adını alacak olan bir Pazar kurmak olmuştur.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) En temiz kazanç, o ticaretçinin kazancıdır ki; Konuştuğunda yalan söylemez, müşterilerine hainlik etmez, vaatlerini yerine getirir, sözünden dönmez, satmak için aldığı malı daha ucuza alayım diye kötülemez, satarken daha pahalıya satayım diye de malını övmez. Borçlarını zamanında öder, bekletmez, alacakları hususunda borçlusunu sıkıştırıp zora koşmaz. (Etterğib) buyurmuşlardır.
Her hususta olduğu gibi ticaret hususunda da doğruluk, dürüstlük her Müslüman ın şiarı olmalıdır. Bu Allahu Teâlâ nın Ey İman edenler, Allah tan korkun ve doğrularla bir olun ( Tevbe ll9) emrinin gereğidir.
Ticarette doğru ve dürüst davrananın her zaman yüzü ak, kazancı helaldir. Kıyamet günü yakasına yapışanı da yoktur. O ne dünyada ne ahirette utanacaktır. Yaptığı hayrının ve ibadetlerin karşılığını kat kat alacaktır.
Resul-u Ekrem (sav) bir yiyecek satıcısına uğramış, mübarek elini satışa sunulan bir hububat yığınına sokmuş, eline yaşlık bulaşmıştı. Satıcıya nedir bu yaşlık diye? diye sorduğunda satıcı; Ya Resulullah! Biraz önce yağmur yağdı da ıslandı. Bende karıştırdım. Yaş kısmı altına geçti demiş. Bunun üzerine peygamberimiz (sav) O yaşlık üzerinde kalmalı idi buyurmuş ve eklemiş Bizi kandıran bizden değildir
İbn-i Ömer (ra) diyor ki; Bir satıcı malını müşterilerine övüyordu. Resulullah yanına vardı. Övdüğü malı yokladı. Malın kalitesi düşüktü. Buyurdular ki Her malı kendi değerine göre satmalısın, bizi kandıran bizden değildir (Keşful-Hafe)
Ebu Hüreyre (ra) sütüne su katan bir süt satıcısını gördü. Yanına yaklaştı ve sordu Ey zavallı, kıyamet günü sana su katarak sattığın sütlerden şu suyu ayıkla bakalım denildiğinde ne yapacaksın?; (Nüzhetun nazırın)
Dünya hırsına kapılmadan, helalinden kazanıp çoluk çocuğumuza temiz rızık, helal lokma yedirmeliyiz. Bu fani âlemde başkalarına dünyalık kazandırma uğruna, kendi ahretimizi yıkmamalıyız. Özümüz, sözümüz, ticaretimiz, sanatlarımız, ortaklığımız, dostluğumuz, arkadaşlığımız, hep dürüstçe olmalı. Dünyada da ahirette de yüzümüz kızarmamalıdır.
Ne güzel söylemişler;
Sen usandırma eli, el de usandırmaz seni,
Doğru ol! Allah utandırmaz seni,
Nitekim Kur an-ı kerim; Göğü Allah yükseltti ve ölçüyü O koydu. Sakın tartıda haksızlık etmeyin. Tartıyı doğru tutun, terazide eksiklik yapmayın. (Rahman 7-9)
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında dolu-dolu; onlara satmak için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun. Onlar düşünmezler mi ki, kendileri büyük bir günde hesap vermek için diriltilecekler. Öyle bir gün ki, insanlar O günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklar. (Mutaffifin)
Kuran ın önemle üzerinde durduğu konulardan biri de insan haklarıdır. Ölçü ve tartıyı doğru kullanmamak bu haklara girer. Allah, insan hakları ile ilgili olmayan diğer günahları-tövbe edenler için dilerse bağışlar. Hem bağışlayacağını vaat etmiştir, ama kul hakkı tabiri ile ifade edilen insan hakkından dolayı işlenen, kazanılan günahı, hakkı sahibine verilmedikçe affetmez. Çünkü O mutlak anlamda adildir. Kul ve millet hakları ile ilgili günahları da affedecek olursa, bir bakıma kıyametteki hesap ve cezanın anlamı kalmaz. Aynı zamanda kitap indirmek, peygamber göndermek bir bakıma lüzumsuz kalır.
İslam da ibadetler yalnızca namazla ve oruçla sınırlı değildir. Yüce Allah ın hoşnut ve razı olduğu bütün söz, fiil ve davranışlar geniş anlamda ibadet kapsamındadır. Bu bağlamda, kişinin yoldan bir taşı kaldırması veya yoldaki çukuru onarması, yükünü sırtına alamayan birisine destek vermesi, araca binemeyen hasta yaşlı ve özürlülere yardımcı olması ibadet olduğu gibi kazancını helal yoldan elde etmesi İslami prensiplere uygun olarak ticari ve iktisadi davranışlar sergilemesi, iş ticareti yapması da geniş anlamda ibadettir.
Bu itibarla İslam prensiplere bağdaşan tüm ekonomik faaliyetlere katılma hakkını insanlara tanımıştır. Ancak ticari faaliyetlerin dürüst, yararlı ve güven içerisinde yürütülmesini sağlamak amaç olmalıdır. Zira İslam da ticaret, ahlaki değerlerle iç içedir. Bu değerler bir kenara itilirse rüşvet, yolsuzluk, haksızlık, haksız kazanç vs. çirkinlikleri sadece yasal tedbirlerle ve cezalarla önlemek mümkün olmaz.
Kur an-ı kerim de geçmiş milletlerin çöküşü ve yıkılış nedenleri arasında sayılan ticari ahlaksızlık ve haksızlıklardan sakınmalı, ticarette ahlaki prensiplere riayet edilmelidir. Unutulmamalıdır ki ekonomik dengeleri bozmak, haksız kazanç, ve rant sağlamak, müşteriyi aldatmak, ekonomi gücü kötüye kullanmak vs. gibi yapanı Yüce Allah ın rızasından uzaklaştıran durumlar, her çağın ticari ve iktisadi problemleridir ve milletleri çöküşe ve yıkılışa götüren sebeplerdendir.
Kuşkusuz Müslüman bir iş adamının kişisel menfaatlerini düşünüp koruması, onun en doğal hakkı olmakla beraber, yasal ve doğal haklarından yararlanırken, başkalarına zarar vermekten de kaçınması gereklidir. Ayrıca hak ettiğinden daha fazlasını kazanmaya talip olmamalı, işçilerinin haklarını tam ve zamanında ödemeli. İş ilişkilerinde dürüst olmalı, yanıltıcı ve aldatıcı reklam kampanyalarından sakınmalı, verdiği sözü tutmalıdır. Ekonomik gücünü bir baskı ve tahakküm aracı olarak kullanmamalıdır. Kısaca Müslüman bir ticaret adamı, her şeyiyle emniyet ve güven insanı olmalıdır.

İSMET BORAN


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 09.02.2009
Anı Hit : 1645



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
Yorum Gönderilmemiş..
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..